Ramazanda süt tüketimine dikkat
Haham Beck: Yahudilere yardımcı olmak için Erdoğan'ın yaptığını yapın
Hulusi Akar Abdullah Gül'e ne dedi?
Yurt dışındaki boşanma davalarının tanınma sorunu giderildi
Katliamdan iki gün sonra Papa ses verdi
KAFAYI TAKMIŞLAR

KAFAYI TAKMIŞLAR


Tüm zamanların en iyi haltercisi, Türkiye'nin yetiştirdiği ender sporcularımızdan Naim Süleymanoğlu'nun vefatının nardından ilginç açıklamalar gelmeye başladı.

Karakter Boyutu:

Ahmet Özal: Naim Süleymanoğlu pırıl pırıl bir insandı

Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, Naim Süleymanoğlu'nun vefatı sonrasında önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye 'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, Naim Süleymanoğlu'nun, babasının manevi oğlu olduğunu anlatarak, "Ben de onun manevi ağabeyi oluyorum. İlk geldiği günü hatırlıyorum, pırıl pırıl bir insandı, hiçbir zaman kimseyi, Türkiye'yi üzmedi." dedi.
Özal, tedavi gördüğü hastanede 50 yaşında hayatını kaybeden, yüzyılın sporcusu olarak nitelendirilen olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun Fatih Camisi'ndeki cenaze törenine katıldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Özal, başsağlığı dileyerek, "Naim kardeşimiz rahmetli babamın manevi oğluydu, ben de onun manevi ağabeyi oluyorum. İlk geldiği günü hatırlıyorum, pırıl pırıl bir insandı, hiçbir zaman kimseyi, Türkiye'yi üzmedi." diye konuştu.

Dünyada hala onun kırdığı rekorun kırılamadığını, bundan sonra da kimsenin bu rekoru kıracağını düşünmediğini ifade eden Özal, "Pırıl pırıl bir insandı, milletimizin, Türkiye'nin başı sağ olsun" dedi.

TÜRKİYE'NİN TANITIM VE REKLAMINI YAPTI

Özal, basın mensuplarının Naim Süleymanoğlu'nun 8. Cumhurbaşkanı Özal'ın girişimiyle Türkiye'ye getirilişine ilişkin sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"İltica etmek istediği bilgisi babama geldi. Bunun üzerine biz de MİT mensupları ile beraber, tabi onlar o zaman Bulgar ajanları da Naim'in peşindeydi. Bizimkiler daha akıllı çıktı, çeşitli şekillerde yollarını kaybettirerek ondan sonra Başbakanlık uçağıyla direkt Ankara 'ya getirildi. Bir casusluk filmi olabilir bu, ajanlar savaşı diyelim."
O dönemde Süleymanoğlu'nun olimpiyatlara katılabilmesi için Bulgaristan Federasyonundan onay alması gerektiğini anlatan Özal, bunun üzerine merhum babasının televizyonda bir açıklama yaparak, "Bulgar Federasyonuna bir milyon dolar rüşvet verdim." dediğini hatırlattı.



Süleymanoğlu ‘FET֒yü reddettim kafayı bana taktılar’ demişti

Fetullah Gülen'in "Hiç sevmem" diye bahsettiği efsane halterci Naim Süleymanoğlu, 2016 yılında verdiği röportajda, "Beni sohbetlerine çağırdılar. Toplantılara gitmeyince beni hedef seçtiler" demişti.

FETÖ lideri Fetullah Gülen'in 'Hiç sevmem' diye bahsettiği efsane halterci Naim Süleymanoğlu, 23 Ağustos 2016 tarihinde SABAH'a çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.

Fetullah Gülen'in 'Hiç sevmem' diye bahsettiği efsane halterci Naim Süleymanoğlu, 2016 yılında verdiği röportajda, 'Beni sohbetlerine çağırdılar. Toplantılara gitmeyince beni hedef seçtiler' demişti. Süleymanoğlu o röportajda, Mit'Çİ bir akrabasının da 1990'da Fethullah Gülen'i tokatladığını ifade etmişti.

İŞTE O RÖPORTAJ




Naim Süleymanoğlu, terörist başı Gülen'in kendisi için, 'naim ol' dediğini hatırlatarak, 'Beni hiç sevmediğini beyan etmesi benim açımdan çok hayırlı. İyi ki sevmemiş beni. Ben de kendisini hiç sevmedim. TSK'daki darbeciler halkın üzerine kurşun yağdıracak kadar alçaklaşmış. Türk askeri vatandaşının üzerine tank sürmez, TBMM'yi bombalamaz. Bunlara asker demek TSK'daki namuslu askerlere hakaret olur.' dedi. 15 Temmuz gecesi İstanbul'da annesinin evinde olduğunu kaydeden süleymanoğlu, üzerilerinden 3 jet geçtiğini ve deprem olduğunu zannederek dışarı fırladıklarını söyledi. Dünya ve olimpiyat şampiyonu naim süleymanoğlu şöyle devam etti:

MİT'Çİ AKRABAM GÜLEN'E TOKAT ATTI

Gülen, 1990'da aranırken Burdur'da yakalanıp İstanbul'a getiriliyor. MİT'in Beşiktaş Yıldız'daki merkezinde sorguya çekiliyor. Onu sorgulayan da, şu an emekli olan MİT'çi bir akrabam. İfadesinde 'Şeker ve tansiyon hastasıyım' demiş. Bir süre sonra da Ankara'dan gelen bir telefonla serbest bırakılmış. Benim akrabam da birkaç tokat vurmuş. Akrabam olduğunu öğrenince bana karşı olumsuz haberler yaptırmaya başladı.


'Zirvede olduğum bir dönemdi. Hem dünya hem de Türkiye'de adım hemen hergün gazetelerde yer alıyordu. Benimle temasa geçmeye çalıştılar. Ben hiçbir zaman yanlarında olmadım. MİT'teki akrabam da, 'Sakın bunlarla işin olmasın, başın ağrır' diyerek beni uyardı. Çok kişi geldi. Beni de kullanacaklardı. Ancak benden yakınlık göremediler. Beni de hep kötü göstermeye çalıştılar. Uluslararası Halter Federasyonu'nun 2000 yılında Atina'da yapılan seçiminde yönetim kuruluna seçildim ve asbaşkan oldum. 4 yıl görev yaptım. 2004'te İstanbul'da yine seçim yapıldı. 130 ülkeden gelen delegelerin bütün masraflarını FETÖ karşıladı. Baskı sonucu beni aday göstermeyip, seçilmemi engellediler. Beni tanımıyormuş veya sevmiyormuş. Hiç önemli değil. Beni dünya tanıyor. Türkiye'ye kazandırdığım madalyalar ortada. Kendisi ne yaptı? Türkiye'ye zarar verdi. İsmini bile ağzıma almak istemiyorum. Ben ülkem için çok fedakarlık yaptım. Kendi ise Türkiye'ye zarar verdi...'

KİMSE İNKAR ETMESİN

'1990'lı yıllar Türk sporunun zirveye ulaştığı dönemlerdi. Spor camiasından bunlarla direkt veya dolaylı olarak çok sayıda insan o gün de sohbetlere gidip, yakınlık gösteriyordu. Beni hem koruma polisim hem de devletin önemli yerlerinden vatansever tanıdıklarım, 'Sakın toplantılarına katılma. Dikkatli ol. Sen şimdi gündemdesin. Dünya, Türkiye seni konuşuyor. Bunların şovuna alet olma' diyerek uyardılar. FETÖ toplantılarına katılmadığım için beni hedef seçtiler. İlerleyen dönemlerde koruma polisim alındı. Yakınlarıma ve arkadaşlarıma her zaman, 'Beni cezalandırmak FETÖ'nün haddi değildir' dedim. Önemli yerlerde yöneticilik yapmamı engellediler. İlerlememi, daha iyi konumda olmamı istemediler. Zirvede olduğum bir dönemde tekliflerine hayır deyince bana kafayı taktılar.'


Tarih: 20.11.2017

Kategori : Manset

862


Bu kategorideki diğer haberler: