Ünlü sosyal medya fenomenlerine dava açıldı
Devlet fırsatçıların ensesinde:: 81 bin 666 ürün denetlendi!
Kaşıkçı'nın nasıl öldürüldüğü ve son sözleri ortaya çıktı
'Tüm Yahudilerin ölmesi gerekiyor' diye bağırarak ...
“Para kazandınız” diye arayan olursa dikkat!
TAHRİP EDİLDİ

TAHRİP EDİLDİ


Çin resmi haber ajansı Şinhua, Kaşıkçı'nın cesedinin bulunduğunu öne sürdü.

Karakter Boyutu:

Çin resmi haber ajansı Şinhua, dünya gündemini sarsan bir iddiaya imza attı.

Şinhua'nın resmi Twitter hesabında, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın cesedinin bulunduğu iddia edildi.

İngiliz Sky News televizyonu kendi kaynaklarına dayandırdığı haberinde ise, Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın vücut parçalarına Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun bahçesinde rastlandığını ileri sürdü.

Sky News'in haberine göre, Kaşıkçı öldürüldükten sonra vücudu parçalara ayrıldı ve yüzü tanınmaz şekilde tahrip edildi.

Suudi Arabistan, Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de, İstanbul'daki Suudi Arabistan Konsolosluğunu ziyaretinde çıkan arbedede öldürüldüğünü haftalar süren sessizlik ve inkarın ardından kabul etmişti.




Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Kaşıkçı' soruları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayetine ilişkin, "Şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler ve deliller Cemal Kaşıkçı'nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor." dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan'ın konuşması, Arapça ve İngilizce simultane tercüme ediliyor.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

'Suudi Arabistan'ın Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü kesinleşen Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmak istiyorum. Cemal Kaşıkçı ilk olarak 28 Eylül Cuma günü konsolosluğa gidiyor. Bu ziyaretin cinayeti planlayan ekibe haber verildiği anlaşılıyor. Bir planlama ve yol haritası burada çalışmaya başlıyor. KOnsolosluk görevlilerinden bazılarının ülkelerine gitmeleri hazırlık çalışmalarının orada yapıldığına işaret ediyor. 1 Ekim'de 16.30'da 3 kişilik bir ekip İstanbul'a geliyor. Başkonsolosluktan başka bir ekip de Belgrad Ormanı ve Yalova'da keşif çalışması yapıyor. Üçüncü ekip de İstanbul'a tarifeli ekip geliyor. Aralarında generallerin olduğu diğer kip özel uçakla İstanbul'a geliyor. Toplam 15 kişişik ekip Başkonsoloslukta buluşuyor. Konsolosluk kamerasındaki hard disk sökülüyor.

Kaşıkçı konsolosluğa girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamıyor. Nişanlısı yetkili makamlarımıza başvuru yapıyor. Emniyet müdürlüğü tahkikat başlatıyor. Kameranın incelenmesi sonucunda Kaşıkçı'nın konsolosluktan çıkmadığı tespit ediliyor. Diplomatik dokunulmazlığı olduğu için ilk etapta fiili bir işlem yapılamıyor. Emniyet ve istihbarat inceleme yaparken İstanbul Başsavcılığı da soruşturma açıyor. İlginç bilgilere ulaşılıyor. Cinayetin arifesinden başlayarak 15 Suudi istihbarat, güvenlik ve adli tıpçının ülkemize geldiği görülüyor. Kıayfeti gözlüğü sakalıyla Cemal Kaşıkçı'ya benzetilmeye çalışan kişinin de akşam Riyad'a hareket ettiği görülüyor. Suudi Arabistan Kaşıkçı'nın öldürüldüğü iddialarını reddediyor. Başkonsolos 6 Ekim'de Reuters muhabirini içeriyle davet ederek dolapları açarak lakayık bir havada kendini savunmaya çalışıyor.

Suudi Arabistan'dan ülkemize 11 Ekim'de gelen heyet çeşitli temaslar gerçekleştirdi. Suudi yetkililer olay gündemde tutulunca binanın aranmasına izin vereceklerini açıkladık. Bu olay İstanbul'da cereyan ediyor, biz sorumluluk makamındayız. Bunu sorgulamak hakkımızdır. Sisi bulutu yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladıkça diğer ülkeler de harekete geçtiler. Biz de sessiz kalmayacağımızı ifade ettik. Suudi Arabistan Kralı ile yaptığımız ilk görüşmede meseleyi anlattım. Bu görüşmede olayı araştırmak üzere kendisinin daha önce gönderdiği heyetle yaptığım görüşmeyi ve ortak çalışma grubu oluşturma konusundaki kararımızı ifade ettik ve mutabık kaldık. Kralın talimatı üzerine binaya giren ekipler incelemeler yaptı. Başkonsolos böyle bir şeye müsaade etmediği gibi gelen heyete ben bu başkonsolosun yetersizliği ile alakalı şeyler söyledim. Bunu neticesinde konuşmamızdan bir gün sonra görevinden alındı, ülkesine döndü. 18 Ekim'de bir kez daha başkonsolosluk binasında inceleme yapıldı. Yani 17 gün sonra Suudi Arabistan yönetimi Kaşıkçı'nın binada öldürüldüğünü kabul etti. Kaşıkçı'nın arbede sırasında öldüğü söylendi.

Aynı gün Kral ile bir görüşme daha gerçekleştirdik. Olaya karıştığı belirtilen 18 kişinin tutuklandığını ifade etti. Ülkemize verilen listedeki isimlerin, olaya karışan isimlerle aynı oldukları tespit edildi. Bu gelişmeler cinayetin kabul edilmesi bakımından önemlidir. Bu cinayet Suudi Arabistan toprağı sayılan konsolosluk binasında işlenmiş olabilir ama burası Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindedir. Viyana Sözleşmesi böyle bir cinayetin diplomatik dokunulmazlık zırhıyla korunmasına izin vermez. Şu ana kadar ortaya çıkan deliller Kaşıkçı'nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor. Gizli kalması insalık vicdanını yaralayacaktır. Suudi Arabistan yönetimi cinayeti kabul ederek önemli bir adım atmıştır.

Bundan sonra tüm sorumluları açık bir şekilde ortaya çıkararak hukuk önünde cezaya çarptırmalarını bekliyoruz. Cinayetin anlık değil planlı olduğuna yönelik emareler var. Bu 15 kişi cinayet günü neden İstanbul'da toplanmıştır. Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmiştir, başkonsolosluk binası neden hemen değil de neden günler sonra incelemeye açılmıştır, cinayet ortadayken onca tutarsız açıklama neden yapılmıştır, ceset neden hala ortada yok, cesedin yerli işbirlikçiye verildiği ifadesi doğruysa bu yerli işbirlikçi kimdir? Sıradan bir kişi bahsetmiyor bundan. Bu yerki işbirlikçiyi açıklamaya mecbursun. Kimse sorular cevaplanmadan meselenin kapatılacağını aklından geçirmesin. Güvenlik birimlerinin elindeki bilgiler hadisenin planlı olduğuna işaret ediyor. Böyle bir meseleyi, birkaç güvenlik ve istihbarat elemanının üzerine yıkmak kamuoyunu tatmin etmez. Kral Selman'ın samimiyetinden şüphe duymuyorum. Türkiye olarak meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bugün buradan bir çağrı yapıyorum; çağrım Kral ve üst yönetime... Olayın cereyan ettiği yer İstanbul'dur. 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul'da yapılmasını teklif ediyorum.'


Cemal Kaşıkçı kimdir?

Cemal Kaşıkçı, 13 Ekim 1958'de Suudi Arabistan'ın Medine kentinde dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini Suudi Arabistan'da tamamlayan Kaşıkçı, ABD'deki Indiana State Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu.

Sonrasında ülkesine dönerek gazetecilik yapmaya başlayan Kaşıkçı, Ukaz, Şark'ul Evsat ve El-Hayat gazetelerinde çalıştı.

El-Medine gazetesinde editörlük yapan Kaşıkçı, 1990'lı yıllarda Afganistan, Cezayir ve Kuveyt ile Ortadoğu haberlerini yakından takip etti. Eski El Kaide lideri Usame bin Ladin ile de röportajlar yapan Kaşıkçı, ülkesinin ünlü gazetecilerinden biri oldu.

El-Vatan gazetesinin 2004 yılında Yazı İşleri Müdürlüğünü yapan Kaşıkçı, kısa süre sonra bu görevden alındı.

Kaşıkçı daha sonra İngiltere ve ABD'de Suudi Arabistan Büyükelçiliği yapan Prens Turki el-Faysal'ın danışmanlığına getirildi.

2007 yılında tekrar El-Vatan gazetesinin başına getirilen Kaşıkçı, 2010'da herhangi bir sebep gösterilmeden yine bu görevden alındı.

Suudi Arabistan'da meydana gelen gözaltı kampanyalarının ardından makaleleri yasaklandı. Bu olayların üzerine Kaşıkçı, görüşlerini bağımsız bir şekilde ifade edebilmek için kendi tercihiyle Eylül 2017'de ABD'ye gitti.

Kaşıkçı, ABD'de 'Washington Post' gazetesi ve Twitter hesabı üzerinden görüşlerini ifade etmeye başladı.

Cemal Kaşıkçı'nın '11 Eylül 2001'den sonra Suudi Arabistan-kritik ilişkiler', 'Arap Baharı-Müslüman Kardeşlerin Zamanı', 'Suudi piyasasının işgali' isimli kitapları bulunuyor.


Tarih: 23.10.2018

Kategori : Manset

475


Bu kategorideki diğer haberler: