Ufuk Gazetesi

Kudüs’ün son Osmanlı muhafızının hikayesi: Onbaşı Hasan

Kudüs’ün son Osmanlı muhafızının hikayesi: Onbaşı Hasan
151
26 Şubat 2019 - 13:19

Mondros Ateşkes Anlaşması (1918) sonrası Osmanlı ordusu çekilirken yaşanabilecek yağmalamaların önüne geçmek için Kudüs’te bırakılan 53 Osmanlı askerinden biri olan Onbaşı Hasan’ın hikâyesi işgal altındaki Kudüs’te yaşayan ihtiyarlar arasında dilden dile dolaşıyor.

Kudüs Yüksek İslami Heyeti Başkanı ve Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh Sabri, Aksa’daki son Osmanlı askeri olarak bilinen Onbaşı Hasan’ı görme fırsatı bulan bu neslin son temsilcilerinden biri. Zeytin Dağı’ndaki evinde konuşan 80 yaşındaki Şeyh Sabri, “Onbaşı Hasan’ın kalbi Mescid-i Aksa ile atıyordu. 1982’deki vefatına kadar sabah mescide ilk giren o olur, yatsı namazından sonra da yine mescidden en son o ayrılırdı” dedi.

Şeyh Sabri, şehirdeki bu son Osmanlı askerinin her gün Harem-i Şerif’in kuzeyinden Kubbetu’s Sahra’ya doğru çıkan merdivenlerin başına gelerek sabahtan akşama kadar buradan ayrılmadığını, adeta nöbet tutarcasına aynı noktada beklediğini anlattı.

Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşını kaybetmesinin akabinde Kudüs’ün başına gelenlerden büyük bir üzüntü duyduğu anlaşılan Onbaşı Hasan için “Mahzun ve kendi halinde bir görünümü vardı. Vefatına kadar Mescid-i Aksa’daki nöbetine devam etti” ifadelerini kullanan Filistinli âlim Sabri, şunları kaydetti: “Kimseyle pek muhatap olmak istemeyen kendi halinde bir görünümü vardı. Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşını kaybetmesinden ve akabinde Kudüs’ün başına gelenlerden büyük bir üzüntü duyduğu her halinden anlaşılıyordu. Son derece mütevazı, hatta yamalı bir kıyafet giyerdi.” Şeyh Sabri, 1982’de hayatını kaybeden Onbaşı Hasan’ın kabrinin nerede olduğunu ise bilmediğini söyledi.

Eski Mescid-i Aksa Vakfı Müdürü ve Osmanlı dönemi Kudüs tarihi uzmanı Şeyh Nacih Bukeyrat da “Osmanlı askerleri, Kudüs’ü inançlarının bir parçası, kendilerini de Kudüs’ün bir parçası olarak görüyorlardı” ifadesini kullandı.

Osmanlı askerlerinin Kudüs’te 400 yıl kaldıklarını hatırlatan Bukeyrat, şunları söyledi: “Kudüs’ün İslami kimliğini gayet iyi biliyorlardı ve bu şehre âşıktılar. Kutsal topraklara karşı mesuliyetlerinin de çok iyi farkındaydılar. Onbaşı Hasan’ın hatırası Osmanlı askerlerinin Kudüs’ün bir parçası olduğuna şahitlik ediyor. Osmanlıdan onlarca tarihi eser hâlâ ayakta” dedi.

Türk kamuoyu Mescid-i Aksa’daki son Osmanlı askeri Onbaşı Hasan’ın ismini ilk olarak 1972’de gazeteci İlhan Bardakçı’dan duymuştu. Bardakçı’nın, Mescid-i Aksa’da rastladığı yamalı kıyafet giyen Onbaşı Hasan şöyle demişti: “Ben, Osmanlı Ordusu, 21. Kolordusundan Iğdırlı Onbaşı Hasan’ım. Mondros’tan sonra komutanımız, benim gitmem gerek, sizden de isteyen memlekete dönebilir. Ama beni dinlerseniz sizden tek isteğim var: ‘Kudüs bize Sultan Selim Han Hazretleri’nin yadigârıdır. Siz burada nöbeti sürdürün. Sonra halk ‘Osmanlı da gitti, bundan sonra bizim halimiz nice olur!’ demesin. Fahri Kâinat Efendimiz’in ilk kıblesini Osmanlı da terk ederse gâvura bayramdır. Siz, İslam’ın şerefini, Osmanlı’nın şanını ayaklar altına aldırmayın’ dedi. Bizim 53 kişilik bölük de burada nöbette kaldı.”

SON EKLENEN FİRMALAR

Ufuk Gazetesi Hollanda'nin en uzun soluklu Türkçe gazetesi Türkiye haberleri - nieuws van Turkije, Hollanda haberleri - nieuws van Nederland