Ufuk Media

Hadis okumanın riskleri

Hadis okumanın riskleri
HALİL DEMİRKANTÜM YAZILARI
93 Okundu
05 Eylül 2021 - 6:38

Felsefeyle uğraşmak değil, aklının yetmemesi, nefsinin işin içine karışması kişiyi helaka sürükler. Bir de imtihan boyutu var tabii, kişi farklı duygular ve düşünceler karşısında imtihanı ya kazanır yahut kaybeder.

Ona bakarsanız hadis okuyanlardan da tekfirci, işidçi zihniyet doğabiliyor. Bunların İslam dünyasına verdiği zarar ortada. Ama bu olaylar karşısında hadisle iştigal eden sapıtır demiyoruz değil mi? Yoksa diyor muyuz?

Büyük hadis imamı Süfyan b. Uyeyne demiş: “Hadis, fakihler dışındakiler için saptırıcıdır.” Zaten bu yüzden avam olanlar sadece Kırk Hadis literatürü ve Riyazu’s-Salihin tarzı hadis kitaplarıyla yetinmelidirler. Ama biz Türk milleti olarak okumayı çok abarttık. Hatta putlaştırdık desem yanlış bir şey söylemiş olmam.

“Okumuyorsanız tartışmayalım”, “okumuyorsanız yaşamıyorsunuz” gibi sözlerle yapılıyor bu… Ama asgari düzeyde aslolan ilimdir, irfandır, marifettir. Bunun için de satırlara değil, sudura (gönle) ihtiyaç vardır. Akleden bir kalbe, İslam olmak isteyen bir nefse ihtiyaç vardır.

Peki felsefe okunsun/okunmasın mı?

Bu noktada, herhangi bir kitap okuyacak kişiyi 3 grupta değerlendiriyorum:

1. İslam hakkında fazla bir bilgiye ve şuura sahip olmayan halk kitlesi. Bu grubun, halk için yazılmış muhtasar tefsirler ve hadis şerhleri dışında hiç bir kitaba el sürmemeleri gerekir.

2. İslam’ı az çok bilen, şuurlu, davası olan kişiler. Bu grup da düşünce, deneme, kültürel kitaplar okumalı. İlmî konularda giriş kitapları okuyabilir. Gruplar oluşturup kitap müzakereleri edebilir ama bu grubun da felsefeyle ilgilenmemesi gerekir. Sadece felsefe değil, İslami ilimlerle de derinden ilgilenmemeleri gerekir.

3. Hayatını ilim tahsiline vakfeden, akli muhakemesi yerinde olan, nefsinin esiri olmamış kişiler. Bu gruptakiler sadece felsefe değil, gök kubbe altında ne varsa bir bütün olarak bunlarla ilgilenmeleri, okumaları gerekmekte. İlim geleneğimize baktığınızda da bunu az çok görürsünüz zaten. Bu gruptakilerden kastım da entelektüel bir çaba olarak Türkçe kitaplar üzerinden yapılan okuma türünü kastetmiyorum. Bizzat İslami ilimlerle ciddi anlamda iştigal edecek olanları kastediyorum.

Hasıl-ı kelam, Türkiye’de okumak putlaştırıldı. 40 hadis, Riyazus Salihin, muhtasar tefsir okumaları tahkir edildi. Bilgimiz arttı ama ilmimiz azaldı… Klasik dönemde bir alimin kapıcısı olamayacak kişiler de elinin hamuruyla sosyolojik olarak okumaya bir nevi mecbur edildi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Hollanda ve Avrupa gündemini Türkçe takip edin.