Kör gecelerim-5 « Ufuk Media

16 Haziran 2021 - 15:30

Kör gecelerim-5

Oğlu içerden silahı kaptı geldi. Turgut, “vur ulan, erkeksen vur.” diyordu.

Kör gecelerim-5
Son Güncelleme :

26 Nisan 2021 - 11:18

O korkunç düğün gecesinde, tam bir hengabenin ortasında kalmıştık. Devam ediyoruz gönül dostları.

Düğünde Nihat’ın oğlu ile birlikte 5 kişi yaralandı. Nihat ambulansa yürükken bende yanında ’sepet gibiydim. “sen git otur kenara, sizi eve arkadaş bırakacak.’’ dedi. Biz kaldık. Adnan balkondaydı. Gözünü ayırmadan bana bakıyordu. Hissediyordum bunu. Ama ben bakamıyordum. Nihat’ın kızı, “analık karşıdan adam ya sana ya bana bakıyor.” dedi. Ben, ’’azize niye baksın elin adamı, ne olaylar yaşadık herkes afalladı.’’ Dedim. Ama içime korku düştü. O gece eve döndük, olaysız bitti gece. 3/4 gün evde fırtına öncesi sessizlik vardı, korkuyordum. Gerginlik zirvede idi. Oğlu hastanede ayakta tedavi görmüştü. Ama tehditleri savuruyordu, sövüyordu.

3 gün sonra hafta sonu Nihat kapıyı çarparak girdi. “Ulan kaltak’” Diyerek üzerime yürüdü. “Ne oldu Nihat, ben ne yapıtımda üzerime yürüyorsun.’’ Dedim. “sus, kahpe. Eski kocanla bütün gece bakışmışsınız lan, ben pezevenk miyim?’’ Derken saldırdı üzerime. Hem sövüyor, hem dövüyordu. Kanlar içinde yığıldım. Ne desem boş. Kızı, ’’he baba Vallahi Billahi gördüm, bakıştılar.” dedikçe Nihat bırakıyor oğlu başlıyordu. Sabaha kadar dayak yedim. Kendime geldiğimde yerde kanlar içinde her yerim mosmordu. Kıpırdayamıyordum.  İki hafta sonra Turgut geldi. Bir file balık vardı elinde neşe ile, ’’haydin hanımlar, şunları yapın da keyiflenelim.” dedi.  Gece yarısına dek muhabbet güzeldi.

Yüreğim ağzımdaydı ve Turgut abim gitsin istiyorumdum. Nihat iyice sarhoş olmuştu. usul usul başladı abime laf vurmaya. Abim Mücella’yı çocukları eve gönderdi. “Eyvah!” Dedim. Abim kavgaya hazırlanıyordu. Daha sonra Nihat tekrar başladı, abime, “senin bacın bilmem neymiş.” deyince Turgut abim, “ulan sen bacıma kan kusturdun. Herşeyi biliyorum deyince.” ortalık karıştı. Bu olaydan birkaç gün önce Mücella gelmiş, benim dayak sonrası halimi görmüştü. Anlattım herşeyi ona ama yemin etmişti. Turgut abime söylemeyecekti. Ama yeminini tutmamış. Ortalık yangın meydanına döndü.

Oğlu içerden silahı kaptı geldi. Turgut,  “vur ulan, erkeksen vur.” diyordu. Yalvarıyordum, “yapma Muhittin, yapma.” Diye. Serseri oğlu fitil gibi sarhoştu. Kızı içerden elinde ikinci silahlıda getirdi. Baba oğul Turgut abimi ortaya aldılar. Kuşlar gibi bağırıyordum, “polis, imdaaat polis.” Diye. Ama kimse gelmiyordu.  iki el silah sesi ile kendimden geçmişim. Meğer Turgut abimi duvara itelemişim ve iki el kurşunu ben yemişim. Abimin kollarındaydım ve ağlıyordu abim. Feryad-ı figan içerisinde, “Pınaaaarr, Pınaaarrr, bacııımm.” diyordu. En son Hatırladığım buydu.

***

Nihat ve oğlu tutuklanmış. Aynı gece akrabaları kızını Diyarbakır’a kaçırmıştı. Bir kurşun benim midemi delmiş, belimden çıkmıştı. Diğeri kaburgamı parçalamıştı. Öldü haberi ile 2 ay hastanede yoğun bakımda kalmışım. Uyandığımda Turgut abimin sakalları uzamış, tanınmaz haldeydi. 8 ay İzmir’de tedavi oldum. Geçici felç yaşadım. Hayata tutunmak için sebebim zaten yoktu ve bu 8 ay içinde Mücella’ya, “bana günlüğümü getir.” dedim. Acaba bitmişiydi acılarım. 13 ay sonra tekrar yaz başlamıştı. Ben değnekle yürüyordum. Nihat hapis iken boşandık. 15 yıl yedi. Oğlu 8 yıl ceza aldı. Nihat suçu üstlenince oğlu az ceza almış.

Mücella ile çay bahçesine geldik. Birer kahve aldı Mücella ve bana, ’’sana anlatacaklarım var.’’ dedi. Ben çok yorgundum. Baktım Mücella’nın gözlerine, “kaldı mı Mücella, anlatacak bir şey kaldı mı?” dedim. Mücella ellerimi tuttu, “canım kardeşim, artık kötü yaşam olmayacak, üzüntü keder olmayacak.’’ dedi. “Anlat sevgili Mücella, anlat bakalım.” dedim. Önce durdu, durdu ve sonra, ‘”sen komadaydın, Turgut perişandı. Hastane koridorlarında sabahlıyorduk, aylarca günlerce sürdü. Bir gün hepimiz hayretler içinde kaldık. Koridordan yavaş yavaş gelen Adnan’dı.” dedi. Ben, “olamaz’’ dedim. Mücella, ’”önce bizde öyle dedik. Hatta Turgut yakasına yapıştı ve, ’’herşeyin sebebi sensin. “Git buradan, elimden bir kaza çıkmadan git.’’ diyerek yumrukladı.’’ dedi. Ben donmuştum sefil yüreğim akıllanmamıştı. Yerinden oynadı yine. Gözlerim kocaman olmuş şaşkın ve hayretle, ’’sonra, ya sonra ne oldu?” diye sordum. Mücella devam etti, “Turgut vurdukça, “kardeşim” diyerek sarıldı. Sonra, “ben böyle olacağını bilemedim.’’ dedi. Sonradan anladık Adnan yaşadıklarını anlattıkça. Çok pişmandı Pınar çok. Babasını, annesini kaybetmişti. Hanımı kalp krizinden vefat etmişti.”

Haftaya Pazartesi devam edeceğiz gönül dostları, görüşmek dileklerimle.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.