Kör gecelerim-6 « Ufuk Media

7 Mayıs 2021 - 07:09
Avatar

Kör gecelerim-6

Yıkılmıştım. Tükenmiştim ben 48 yaşındaydım. Umutlarımı, mutluluğumu yarınlarımı tekrar kaybetmiştim

Kör gecelerim-6
Son Güncelleme :

03 Mayıs 2021 - 11:19

Mücella anlatmaya devam ediyordu gönül dostları:

“Arka arkaya yaşadıklarından bunalıma giren Adnan çok perişanlık çekmişti. Neslihan çağırmıştı Adnan’ı Türkiye’ye. Senin başına gelenleri duymuştu Neslihan, hatta hastaneye çok kez geldi. Doktor senin için Allah’tan umut kesilmez dediğini duyunca seni dünya gözü ile gelip görsün diye haber etmiş. Adnan’da gelmişti. Daha sonraki günler her gün geldi, saatlerce başında oturdu. Boynunda kolyeyi görünce beni unutmamış diyerek sabahlara kadar başında bekledi.’’ dedi.

Turgut’ta hoş gördü seslenmedi. “sonra neler oldu mücella, neden bana söylemediniz?’’ dedim.

Mücella, ’’Adnan günlüğünü istedi. Ben de verdim. Birkaç gün sonra bana geri verdi.’’ dedi. Heyecanla sordum, ’’peki, peki, şimdi nerede? Nerde Adnan?’ ’dedim. Mücella, “Adnan Hollanda’ya dönmek zorunda kaldı. Ve orada felç olmuş.’’ Dedi.  Ben korku ile alacağım yanıttan korkarak, “öldü mü Adnan?’’ diye sordum. Mücella, “yok, yok. İyiymiş. Neslihan’ın dediğine göre bu yaz gelirmiş.” Bir derin oh çektim, ’’Çok şükür. Şükürler olsun.’’ dedim. Daha sonra eve gittik. Aylardır tek kelime yazamıyordu parmaklarım. “Mücella, günlüğümü ver.’’ Dedim.

Sayfaları acele acele açıyordum. Yok, yoktu. Tek kelime bir mesaj yoktu. Hüzünlendim. Kapattım günlüğü. İçeri giren Mücella elinde bir mektupla yanıma geldi. “Bu mektup vardı günlüğün içinde, bunu mu arıyordun?”dedi. Telaşla aldım mektubu, gözlerim yağmur olmuş, ellerim titriyordu. Kalbim sanki Adnan yanımdaymış gibi deli deli çarpmaya başlamıştı. Zorla açabildim mektubu. Okumaya başladım yine. Dünya susmuştu. Yalnız ikimiz vardık. Ağlıyordum, okumaya başladım.

***

“Pınar’ım, cennet gözlüm. Ege’nin denizlerini kıskandıran yosun gözlüm. Beni affet diyecek ne sözüm ne de yüzüm var. Cennet gözlüm, sabahlara dek ay yüzünü seyrettim doyamadım. Doyamadım seyretmelere, kader nasıl bir oyun oynadı bize? O güzel cennet gözlerin açılırsa mektubumu okuyacağını umuyorum, dualar ediyorum. Beni sahilde ilk buluştuğumuz yerde beklermişsin? Seni orda görünce bileceğim ki beni affettin. Gelirsin değil mi yosun gözlüm? Ben seni çok sevdim Pınar’ım. Ama ailemin cehaletine uydum. Sensiz yaşadığım o günlerde bir gün bile mutlu olmadığımı anladım. Sensiz ben hiç mutlu olamadım Pınar’ım. Affet beni.

Seni severek hatalarımla öleceğim.

Adnan.

***

Yüreğimin coşkusu, heyecanı, anlatılmaz bir umut dalgası sardı bedenimi. “Mücella!” diye heyecanla bağırdım. Konuşamıyor sadece ağlıyordum. Çok mutluydum. Tüm acılarım son bulmuştu. Sanki geçmişi yaşamamıştım. “Mücella geliyor, kaybettiğim mutluluk geri geliyor dedim.” Mücella acı acı gülümsedi, “Tamam canım tamam. Her şey güzel olacak.” diyerek sarıldı, sarıldık. O günden sonra her gün sahile Mücella ile gidiyordum. Bekliyordum saatlerce, üç ay geçmişti. Adnan’ın mektubu beni hayata döndürmüştü. Ama gelmiyordu. Pek iyi olmasamda yürüyordum, koltuksuz yürüyordum. Artık yalnız gidiyordum. Adnan’ın ne adresi ne telefonu vardı. Neslihan’da Hollanda’ya dönmüştü. Yazlığa gittim, sordum soruşturdum, kimse bir şey bilmiyordu. Turgut halime bakıyordu. Bana karşı çıkmıyordu. Gün ve gün zayıflıyordum. Bir sabah kahvaltı ederken başım döndü. Kendimi kaybettim. Yine gözlerimi hastanede açtım. Mücella, ’’geçti canım. zayıf düşmüşsün, doktor vitaminler yazdı gün ve gün almalısın dedi. “tabii Mücella Adnan gelene dek düzelmeliyim.’’ dedim. Aradan 2 ay daha geçti. Hala yoktu Adnan.

***

Artık sonbahar geliyordu. Eylül’dü. Vakit gece geçti uyuyamamıştım. Biraz günlüğümle dertleştim. Sonra bahçede hava almak istedim. Şalımı aldım, bahçe kapısına yöneldim. Turgut abim ile Mücella fısıl, fısıl konuşuyorlardı. Karı koca sohbet ettiklerini düşündüm. Rahatsız etmemek için geri döndüm. Fakat Mücella, “olmaz Turgut söylemeliyiz! Bunu bilmeye hakkı var!’’ dedi. Turgut, ’’olmaz Mücella olmaz. Bunca acı çekti. Onu tekrar birkaç günlük ömründe mutsuz edemeyiz. Dayanamaz.” deyince beynimden sesler gelmeye başladı. Adnan ölmüş olabilir miydi?”

Mücella, ’’yakında saçları dökülecek, ne diyeceğiz, zaten vitamin diye verdiğimiz ilaçları anlayacak diye korkuyorum.’’ dedi. Turgut,’ “ya ben ne yapayım Mücella? Birkaç ay sonra gözümün bebeği biricik Pınar’ımın öleceğini düşündükçe her gün ölüyorum.’’ dedi. Odama nasıl döndüğümü bilmiyorum. Meğer ben ölümcül bir hastalığın pençesindeymişim. Sabaha dek uyumadım. Sadece günlüğüme yazdım. Güneş doğuyordu. Kaç sayılı günde güneşin doğduğunu görecektim. Sabah hiçbir şey belli etmemek için büyük bir çaba harcadım ve Mücella’ya, “sahile gidiyorum. Bakarsın Adnan beni bekliyordur.’’ Diyerek ve gülümseyerek evden çıktım.

Sonra beni 11 ay tedavi eden doktorum Osman beyi odasında buldum. Önce söylememek için direndi. ’’Ben herşeyi biliyorum. Beni yormayın.” Dedim. Osman Bey, ’’Allahtan umut kesilmez Pınar hanım. Maalesef akciğer kanserisiniz.” dedi. “ne zamandan beri doktor?’’ dedim. İlk kurşunlandığınız günlerde bulduk. 11 aylık tedavinizde abiniz ve yengenizden başkası bilmiyor. Abiniz bunu bilmenizi istemedi.” Dedi. “doktor ömrüm ne kadar?’’ dedim. Doktor sıkılarak, “5 veya 6 ay.” dedi.

Yıkılmıştım. Tükenmiştim ben 48 yaşındaydım. Umutlarımı, mutluluğumu yarınlarımı tekrar kaybetmiştim. Doktora, ’’benim buraya geldiğimi kimseler bilmesin, bana söz verin.” dedim. ’’tamam Pınar hanım ama sizde tedavinizi ihmal etmeyin.’’ dedi. Hastaneden çıktım. Sahilde yürüdüm yürüdüm yürüdüm. Gözlerimden artık yaş gelmiyordu. Sadece içime kan damlıyordu. Abimin aşırı hoş görüsü, Tuğra’nın 2 ayda bir gelmesi, aşırı ihtimam, vitamin diye içtiğim kanser hapları, saatlerce kayaların üzerinde oturdum, uçsuz Ege Denizi’ni seyrettim. Kim bilir kaç kez daha görecektim bu eşsiz güzelliği.

Acaba baharı yaşaya bilecek miydim?  Günler günleri kovalıyordu sayılı günler çabuk geçiyordu.

Bundan sonra geriye son bölüm kalıyor gönül dostları. Hfataya Pazartesi son bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.