Yırtık resimlerde kalan dostluklar-2 « Ufuk Media

12 Nisan 2021 - 17:05

Yırtık resimlerde kalan dostluklar-2

Dengesi kaybolmuş, insanlıktan çıkmış, canavar ruhlu mahluklar…

Yırtık resimlerde kalan dostluklar-2
Son Güncelleme :

28 Şubat 2021 - 11:40

Değerli gönül dostları geçen saymıza kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Günümüzde insanlık çok korkunç bir hal aldı. Artık eşler bir Avrupalı gibi rahat bir şekilde ayrılıyor fakat sonrasında maalesef bir Avrupalı gibi ayrı şekilde yürüyemiyoruz. Sonradan gelen pişmanlıklar, kıskançlığa dönüşüyor. Eşini kıskanan koca çaresiz kalınca kıskançlık son raddesine gelerek cinnet geçiriyor karısını öldürüyor. Bu durumu; nişanlılarda, birlikte yaşayan çiftlerde hatta 50 yıllık eşlerde bile görebiliyoruz. Kanunlarımızda cezaların yetersizliği, korkuyu yok ediyor. Soygun yapan eşini, sevgilisini gasp eden, döven erkeklerimizin ifadeleri alınıp serbest kalıyorlar. Bunları maalesef her gün haberlerde izliyoruz.

Dengesi kaybolmuş, insanlıktan çıkmış, mahlûk canavar ruhlu; kadına, kıza, çocuklara, hayvanlara tecavüz edenlerde deli diyoruz. Sizce deli mi yoksa sadist mi bunlar? Akıl almaz planları yapıp, canlara canice kıyanların sonradan sapıklıklarını deli raporu alarak ve 3/5 ay akıl hastahanesinde yatıp tekrar çıkmalarını gerçekten deli diyerek mi geçiştireceğiz? Daha 2 saat önce doğan bebekleri çöp konteynerinde buluyorlar. Engelli kardeşlerimize eziyetler ediliyor. Huzurevlerinde yaşlı mağdur yaşlılarımıza sözüm ona bakıcılar döverek bin türlü eziyetler ediyorlar. Bunlar delilik mi, yoksa abartmadan söylüyorum sadistlik mi?

60/70 yıl öncesine bir dönüp baksak. Hatta 20 yıl öncesine bir baksak, böyle olaylar vuku buluyor muydu? Ve cezalar bu denli basit miydi?

Zina cezası en az 4’er yıl hapisle sonuçlanıyor, boşanıp evlenmeye karar bile amme davasını engelleyemiyordu. Reşit olmayan bir kızı gönlü olsa da kaçıran şahıs yine en az 5 yıl ceza alıyordu. Cinayetin ise hiç affı yoktu. İDAM ediliyordu.

Sayın gönül dostları: Bakınız, günümüzde her türlü teknik ve dijital imkan ile alabildiğince serbest olan bir dünyada yaşıyoruz. Ancak ne yazık ki medeniyet bizleri fazlasıyla bozmuş. Annelerin terliği, baba otoritesi, tarihe karışırken saygı deyimi kaybolunca sevgiyi de yitirdik. Üstün akrabalıklar, samimi komşuluklar ve sıkı dostluklar ne yazık ki gözlerimizin önünde yok olup gidiyor.

Değerli dostlar umarım abartıyorsun demiyorsunuzdur! 

Dememelisiniz çünkü sizler de artık eski ama güzel olan her şeyi özlüyorsunuzdur. Bizlerden sonra gelecek torunlarımızı çok zor bir yaşam şeklinin beklediğini sizlerde biliyorsunuzdur. İnsanın insandan uzaklaşması ne kadar acı veriyor insana, ah bunu bir anlayabilsek.

Yüreklerini şeytan fetheden, siyasette ya da normal yaşamda olsun. Hatta aile içinde. Aile fertlerini bizlerden koparan kötülüğe teslim olan bu insanların sayısı gittikçe çoğalmakta. Çıkarları uğruna her türlü kötü planlarına bizleri evlatlarımızı başrolde oynatmak için yeni senaryolar hazırlıyorlar. Bizler çaresizce olayları izliyoruz ailelerimizi korumakta çaresiz kalıyoruz. Velhasıl sevdiklerimize sahip çıkamadan, onları yitiriyoruz.  Kimi uyuşturucu ile kimi yanlış dostluklar arkadaşlıklar, kimi alkol, kimi siyaset.

Dinini inkâr edip ataş olana mı, ailesinden utanan evlada mı, para hırsı ile yoldan çıkana mı? Hangi bir çaresizliğe üzüleceğimizi şaşırmış bir topluma dönüştük.

Değerli dostlarım: Biz müminlerin kulağımızda her zaman umuda açılan güzel sözler vardır. Mesela, “Bir musibetin arkasında hayırlar gizli olabilir’’ demiş dinimizin büyük ilim irfan sahipleri. İman gücü her zaman umut kapımızdır. Kurtuluş Rab’bimize yakın olmaktır. Bizler iyiliğinde kötülüğünde Rab’bimizden gelen bir sınav olduğunu unutmamalıyız. Tüm Müminlerin tek tesellisi budur.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.