bakırköy escort

Ufuk Gazetesi

Zemheri (Narin’in öyküsü) 2. bölüm 2. kısım

Zemheri (Narin’in öyküsü) 2. bölüm 2. kısım
Yaşar İçyüz
Yaşar İçyüz( yhanim01@hotmail.com )
287
20 Eylül 2020 - 15:38

Evliliğine ısınamayan Narin evden kaçmayı denemiş ancak babasının kalp krizi haberinden sonra kaderine razı olmuştu.

***

Narin çok güzel bir gelin olmuştu. Evlendiği gece aynaya baktı baktı, ’’oh olsun sana akıllı olamadın; uçtun uçtun karganın kucağına düştün’’ diyerek kendine kızdı. Damat esmer şişmandı. Evlendikten sonra, bir müddet  süslendi püslendi düğünlerde giyindi kuşandı. Ama yetmiyordu bir şeyler Narin’e. Aradan iki yıl geçti. İki çocuğu oldu. İki yavrusuyla avunmaya çalışıyordu. Babasına kalbi küstü. Kocası kumara başlamıştı. Çoğu geceler yanlızdı. Annesine gittiği zaman babası,’’Nasilsun Narin’um yüne kumar oynay mi hamsu kafali kocan?’’ dediğinde, Hacer hanım hemen atılır, ’’yaktun kizumizu attun ateşun içuna’’ deyince, Naci bey’’Haçan ben engellemesam kizumuz evlu adama gidecektu’’ diyerek devam etti. ’’ oturdumi hanım gibu okilamu gittu? Benu rezul edeydu.” Diyerek söyleniyordu. Bu nedenle Narin sık sık gitmiyordu. Narin’in yavaş yavaş evinde kumar yüzünden kavgalar oluyor, Narin edindiği bazı arkadaşlarınla zaman geçiriyordu.

Kavga gürültü ile bir yıl daha geçti. Kocasının kumar zevki, Narin’i bezdirmişti. Ailesi kaderindir deyip, geçiştirmesi üstüne üstlük, dayaklı günlere iyice artık tahammülü kalmamıştı. Narin ayrılmaya karar verdi. Ailesi ve eşinin ailesi çok ısrar etseler de kararını vermişti. Üç ay bir süre içerisinde Narin ayrılır. Çeşitli dediler kodular olsa da, Narin’in umurunda değildi artık. Yalnız yaşamayı göze almıştı. Kaderi oyunlara başlamıştı. Bir zaman ailesi ile yaşamayı denemiş, ancak babasının sözlerine tahammülü kalmamıştı. Narin ayrı eve çıktı. Devlet maaş bağladı. Eşinden tazminat felan derken geçinip gidiyordu. Narin’in çevresindeki arkadaşları, serbest dul hanımlardan oluşuyordu.

Aradan iki yıl bir zaman geçmişti. Narin 30 yaşında esmer güzeli, alımlı çekici bir kadın olmuştu. Arada çocukları annesine bırakıp, arkadaşları ile çarşı pazar geziyordu. Hafta sonları matinelere gidiyordu. Çocuklar 4/5 yaşlarına gelmişti. Bahsini ettiğimiz gibi, eşlerinden ayrılmış, bir gurup oluşmuşlardı. Birlikte gezip tozuyorlardı. Aylar ayları kovalıyordu. Arkadaşlarından Tuğba bir akşam Narin’i çalıştığı yere götürmek ister. Narin düğünlere, matinelere gidiyordu, ama bara hiç gitmemişti.

Çok merak ediyordu, ama gitmek istemiyordu. Sanki bir kez gidince, hayatı tamamen değişecekti. Korkuyordu. Tuğba’ya’, ’yok gıdı gitmeyim ben bana ısrar etme.’’ diyerek geçiştiriyordu. Ama  o gün çok sıkılmıştı. Buna rağmen yine mazeretler öne sürerek gitmek istemiyordu. Tuğba Hollandalı ile evliydi. Ama Türk, üstelik evli bir adamla ilişkisi vardı. Çevrelerinde bir barda garsondu Tuğba. Çok tecrübeli, yaşadığı yanlış hayatta mutluydu. Narin’de son kalan muhafazakâr duyguları yok etmeye çalışıyor, kandırarak, kendine eş ayar yapmak için uğraşıyordu. Zavallı Narin kız bu kötü niyetin farkında bile değildi.  Bir hafta sonu Narin’i kandıran Tuğba, Narin’in annesine çocukları bırakırlar. Tabi uzakta bir düğüne gidiyoruz diye zavallı Hacer hanımcığıda kandırırlar. Narin kısa dar siyah bir etek, gayet açık giysi bir bluz, ağır bir makyajla kendi arabası ile Tuğba’nın peşine takılır.

Çevrelerinde olan bu barın önünde Narin durur. Bir sigara yakar. Bilemez ki bu bara girince hayatı değişecektir. Bilemez ki hayatının en büyük hatasını yapmaktadır. Kendi kendine, ’’aman ne olacak benimde eğlenmeye hakkım yok mu?’’ diyerek doğru duygularına karşı kendini haklı çıkarmaya çalışır. İçerden gelen müzik seslerini de duyunca, neşeli bir şekilde arabasından iner. Tuğba ile neşe içerisinde kapıdan girer. İçerisi karanlık loş ışıklar, sigara dumanı, içki kokusu ve kendini bu hayata teslim eden, bir sürü genç bayan ve onların hayatını karartmaya hazır bekleyen, kimi evli, kimi o geceyi değerlendirmek için bir bayanı ayartmaya çalışan erkekler ile doluydu. Narin çekimserdi. İlk defa düğüne, kadınlar matinesine benzemeyen çok farklı bir eğlenceye gelmişti. Şeytan iş başındadır. Artık şeytanın elindeydi Narin kız.

***

Çok değerli gönül dostlarım biraz durdum yazamadım. Gözlerimin önüne sinema şeridi gibi, bu olaylar gelince, yüreğim sızladı, ateşler gibi yandı. Ağlamaktan yazamadım. Allah kimsenin yavrusunu şaşırtmasın, kötülerin eline düşürmesin. Allah kınayanın başına verir. Şunu sizlere, tüm var olan samimi duygularımla paylaşmak istiyorum. Müsaadelerinizle. Bu gerçek hayattan acı öyküleri, yavrularımızın, canlarımızın ister kader deyin ister cahillik. Ama bu kaderleri diğer gençlerimiz yaşamasın ibret alsın, analar babalar ağlamasın, bebeler sefil olmasın amacı ile sizlere yüreğim parça parça olarak ulaştırıyorum.

Acaba biz mi evlatlarımızı anlayamıyoruz, kabahat ebeveynlerde mi? Diye de çoğu zaman düşünmüyor değilim.

Gözü kara Narin’imiz, Tuğba ile beraber bir barda şeytanın elindeydi. Bir saat sonra aldığı içkinin tesiri ile Narin daha, da neşelenmiş, keyiflenmişti. Böylece Narin barın havasına alışmıştı. Gece saat 03:00 olmuştu. Tuğba Narin’in, bardaki orgcu ile arasını yapmış, Narin’i evine yollamıştı. Ancak kendisi de oldukça alkollü idi. Nasıl dönecekti? Tuğba’nın aklına mahalledeki bir abla geldi. Bu abla dediği hanım yardımcı iyi bir kadındı. Tuğba’nın bu yaşam şeklini biliyordu. Maalesef verdiği nasihatler, Tuğba’nın umuru bile olmuyordu. Tuğba önce, ’’gelirmi bu saatte?’’ diyerek önce tereddüt etti. Ama,’’bir deneyim’’ diyerek, sarıldı telefona. Cep telefonlarının yeni yeni popüler olduğu zamanlardı. Telefonu açtı ve, ’’ablacığım Narin’le düğünden geldik, beni işe bıraktı, gitti. Bisikletimde yok, beni alabilir misin? “diyerek sordu.

Kadıncağız ne bilsin? Arabasına atlayıp gelir. Barın kapısından Tuğbayı alır. Eve yaklaşmaya az kalınca, ’’ablam be beni Narine bıraksan olur mu’’ diye sorar. Kadın,’ ’Narin’in evine sürer arabayı. Kapıya gelir. Birinci katta oturan Narin parktan Tuğbayı ve ablayı görür. Abla arabadan iner, ’’nasılsın Narin’im?’’ diye sorar? Narin’’ İyiyim ablam be ne olsun işte.’’ diyerek kadını savmaya çalışır. Ama Tuğba’nın hallerinden şüphelenen kadın,’’ Vallahi sabah oldu. Bir kahveye hayır demem’’ der. Ve devam eder,’’ beni bu gece taksi etti Tuğba kahveyi hak ettim’’ diyerek yukarı konuşarak birinci kata çıkar.

Bu bayan Narin’in ailesini de iyi tanımaktadır. Komşuluk etmişlerdir. Ve okul arkadaşı vardı hani Tarcan. Hatırladınız mı ilk hatasını, annesine şikâyet eden, Tarcan’ın annesidir. Narin telaşlanır!  Ama çok geç Tarcan’ın annesi içeri çoktan girmiştir. İçeri geçer geçmez, kadın içerde genç adamı görünce hayretle ve öfke ile,’’ne oluyor Narin kim bu adam bu saatte kızım?’’ diyerek çıkışır.

Narin çok mahcup olmuş bir bakışla, Tuğba’ya, “neden getirdin?” der gibi baktı. Sonra sevimli bir sesle, gelen ablaya bakarak, ’’ablacığım canımsın düşündüğün gibi değil. “ dedi.  Bu ara oturma odasından çıkan yabancı genç adam, Narin ile birkaç saat içerisinde barda arkadaş olmuş, evine kadar gelme cesaretini göstermişti. Narin sözlerine mahcup bir tebessümle sesi titreyerek devam ederek, ’’ablacığım Musa’nın niyeti ciddi benimle evlenecek.’’dedi. Bu arada genç adam söze girerek, ’’evet abla ciddiyim bir iki laflarız diye geldim.’’der.

Kadın saf değildir olayı anlamıştır. Sinirden yüzü kızarmış ve çok öfkelenmişti. Narin’in ailesini çok iyi tanıyordu. Narin oğlu Tarcan ile büyümüştü. Hazmetmediği her halinden belli idi. Öfkeli bir sesle, ’’olur mu Narin’im saat gece yarısını çoktan geçti. Niyeti iyi de olsa şu saatlerde senin evinde olmaz kızım. Şu sokaktan bir tanıdık geçse egalem ne söyler? Hadi geçtik baban, abilerin gelse ne diyeceksin kızım?” diyerek sert bir üslup ile çıkıştı. Dönerek Tuğba’ya, ’’aşk olsun Tuğba. Bu kızcağızımda bara götürdün değil mi’’? diye çıkıştı.

Ve kızgın öfkeli bir sesle devam etti, ’’hadi oğlum hadi. Sende çık bu evden, niyetin ciddi ise büyüklerinle gelirsin. Resmiyete dökülene kadar da  münasebetsizlik yapma. Yoksa Lazlar seni dağıtırlar’’ diyerek gönderdi ve genç adam arabasına binene dek sokak kapısında durdu. Tuğba’ya, ’’hadi senide evine bırakıyım. Vay senin halin ne olacak Tuğba? Çoluk çocuğun var kızım, kendini uçuruma sürüklerken bari yanında kimseyi yakma.’’ diyerek Narin’in kapısını sinirle çekip kapattı gitti.

Narin bu mevzu annesine babasına ulaşır diye çok korktu. Ama komşuları olayı sır etmişti zaten bu hanımla da bir daha hiç karşılaşmadı. Düğün derneklerde, sadece selamlaşıyorlardı. Narin bir müddet gece hayatına ara verdi ama olmuyordu. Narin’in çevresinde ki ateş çemberi iyice daralmaya başlamıştı fakat farkında bile değildi. Annesine çeşitli yalanlar söyleyerek, artık Amsterdam, Rotterdam gibi uzak yerlerde ki barlara gidiyorlardı.

Yavaş yavaş uçuruma doğru yürüyordu. Bu yol ona zevk veriyordu. Saçını sarı yaparak, giyim kıyafet, konuşma tarzı ile bambaşka bir karakter olmuştu. Abisi evlenmişti. Ara sıra yengesi ile dertleşir, yaşadığı hayatı zevkle anlatıyordu. Yengesi annesine ulaştırdığı zamanda aile içi büyük kavgalar oluyordu. Bir defasında kavga büyümüş, abisine hakaret ederek, ’’sen benim yaşantıma karışamazsın, hiç biriniz karışamazsınız’’ deyince, babası, ’’sen artık benim evladım değilsin diyerek evden kovmuştu.

Tamamen yalnız kalan Narin ilişkilerini kontrol edemez bir şekle gelmişti. Barda tanıştığı kendinden yaşlı bir adamla 3 ay hoca nikâhı ile birlikte olmuş, ancak annesine yaptığı gibi, gece hayatına gidebilmek için bindir yalan söyleyerek adamı aldatıyordu. Nitekim büyük bir kavgadan sonra, zaten evli olan adam Narini terk eder. İşte böyle Narin kaderine yeni senaryolar yazarak, macera dolu hayatına devam ediyordu.  Zavallı Hacer hanım ve Naci bey kızlarının bu utanç verici yaşamı yüzünden; eşi, dostu hısım, akrabayı terk etmişler, Narin’in iki yavrusuna bakıyorlardı. Bakmazlarsa Türkiye’ye dönen babaları götürecekti. Torunlarını çok seven dede nine Narinin durulacağına inanıyorlardı. Büyük oğullarının çocuğu olmayınca gelin ayrılmış, büyük oğulları ayrı bir kentte erkek arkadaşı ile yaşıyordu. Küçük oğulları bu rezaletlerden kaçmak için paralı asker olmuş, diyar diyar geziyordu. Dağılıyordu Naci beyin kurduğu güzel aile…

SON EKLENEN FİRMALAR

Ufuk Gazetesi Hollanda'nin en uzun soluklu Türkçe gazetesi Türkiye haberleri - nieuws van Turkije, Hollanda haberleri - nieuws van Nederland