
Hollanda Türk Girişimci Dernekleri Koordinatörlüğü, Hollanda’da yeni hükümetin kurulmasına yönelik kabine formasyonu sürecinde çalışmalarını yürüten enformateur Rianne Letschert’e dikkat çekici bir mektup gönderdi.
Murat Yakar - DEN HAAG
Türk kökenli girişimci dernekleri adına kaleme alınan mektupta, Hollanda’daki güncel toplumsal ve ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.
Kapsayıcılık ve ekonomik katılım vurgusu öne çıktı
Koordinatörlük tarafından iletilen yazıda, kapsayıcılık ve ekonomik katılım alanlarında yaşanan yapısal darboğazlara dikkat çekildi. Mektupta, Türk-Hollanda Girişimciler Dernekleri Koordinasyonu’nun yalnızca sorun tespiti yapan bir yapı olmadığı, aynı zamanda çözüm üretmeye hazır, yapıcı ve uygulamaya dönük bir iş birliği ortağı olduğu özellikle vurgulandı. Ülke genelinde örgütlü olan girişimci derneklerinin, yerel düzeyde güçlü bir temsile ve sahadaki uygulamalara doğrudan erişime sahip olduğu ifade edildi.
Yapısal iş birliği çağrısı yapıldı
Mektupta, girişimci dernekleriyle kurulacak yapısal ve sürdürülebilir iş birliklerinin, özellikle kabine formasyonu aşamasında geliştirilecek politikaların daha gerçekçi, etkili ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasına önemli katkı sunacağı belirtildi. Koordinatör Durmuş Doğan imzasıyla iletilen yazıda, mektubun alındığına ve ilgili makama iletildiğine dair kısa bir teyit beklentisi de dile getirildi.
Türk girişimcilerin Hollanda ekonomisindeki rolü hatırlatıldı
Mektubun kapsam bölümünde ise Hollanda’daki Türk girişimciler derneklerinin, onlarca yıldır istihdam, ekonomik büyüme ve toplumsal gelişime katkı sunduğu hatırlatıldı. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren, yüksek çeşitliliğe sahip girişimci kitlesinin yerel ve ulusal kamu kurumlarıyla iş birliği konusunda önemli bir deneyime sahip olduğu vurgulandı. Kabine kurma sürecinin, bu saha deneyimlerinin paylaşılması açısından kritik bir dönem olduğuna dikkat çekildi.
“Sahte kapsayıcılık” eleştirisi dikkat çekti
Yazıda, Hollanda’nın söylem düzeyinde kapsayıcı bir toplum olarak tanımlanmasına karşın, uygulamada birçok girişimci ve profesyonelin farklı bir gerçeklikle karşılaştığı ifade edildi. Politika belgelerinde fırsatlar açık görünse de, fırsatlara erişim, karar alma süreçlerine katılım ve güçlü ağlara dahil olma noktasında özellikle göçmen kökenli girişimcilerin eşit şartlara sahip olamadığı belirtildi. Bu durum “sahte kapsayıcılık” kavramıyla tanımlandı.
Ekonomik risk uyarısı yapıldı
Koordinatörlük, kapsayıcılığın pratikte işlemediği durumların yalnızca toplumsal mesafeyi artırmakla kalmadığını, uzun vadede Hollanda ekonomisi için de ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. Ülkede yeterli yetenek, girişimcilik gücü ve yenilik potansiyeli bulunmasına rağmen, bazı grupların politika geliştirme süreçlerinde yeterince yer almamasının bu potansiyelin kullanılmasını engellediği ifade edildi.
Yeni hükümete dört maddelik öneri
Mektupta, kapsayıcılığın yalnızca bir ilke olarak değil, fiilen uygulanması gerektiği belirtilerek şu başlıklar öne çıkarıldı:
– Kamu, girişimci dernekleri ve yerel topluluklar arasında yapısal iş birliği modellerinin kurulması
– Göçmen topluluklarının ve yeni nesil girişimcilerin ekonomik katkılarının açıkça tanınması
– Köken ve sosyal ağlardan bağımsız, adil bir yetenek yaklaşımının benimsenmesi
– Toplumu ayrıştıran değil, birleştiren ve güçlendiren politika anlayışının hayata geçirilmesi
Görüşme çağrısı iletildi
Hollanda Türk Girişimciler Dernekleri Koordinatörlüğü, kapsayıcılığın bir slogan değil, kanıtlanmış bir ekonomik strateji olduğuna inandıklarını belirterek yeni hükümetle iş birliğine hazır olduklarını bildirdi. Mektup, görüş ve çözüm önerilerinin paylaşılacağı bir toplantı talebiyle sona erdi.

Mektup, TOV Amsterdam, TOV Den Haag, TOVER Leiden, TOV Rotterdam, TOV Utrecht ve TOV Zoetermeer’i temsilen Hollanda Türk Girişimciler Dernekleri Koordinatörlüğü adına gönderildi.
Durmuş Doğan: “Kapsayıcılık sözde değil, uygulamada karşılık bulmalı”
Hollanda Türk Girişimciler Dernekleri Koordinatörü Durmuş Doğan, gönderilen mektuba ilişkin Ufuk Media’ya yaptığı özel açıklamada, girişimci derneklerinin artık yalnızca dinlenen değil, karar süreçlerine gerçek anlamda dahil edilen aktörler olması gerektiğini vurguladı.
Doğan, “Türk kökenli girişimciler olarak Hollanda ekonomisine yıllardır istihdam, üretim ve yenilik alanlarında ciddi katkılar sunuyoruz. Buna rağmen özellikle kritik ekonomik ve politik eşiklerde, kapsayıcılığın pratikte yeterince işlemediğini üzülerek gözlemliyoruz. Bizim itirazımız bu noktada başlıyor” ifadelerini kullandı.
DURMUŞ DOĞAN
Gönderilen mektubun bir serzeniş değil, açık bir iş birliği çağrısı olduğunun altını çizen Doğan, şunları söyledi:
“Bu mektupla kapıları kapatmak değil, aksine yeni kapılar açmak istiyoruz. Sahadan gelen deneyimimiz, yerel düzeydeki güçlü ağlarımız ve girişimcilere doğrudan erişimimizle yeni kurulacak kabineye somut katkı sunabileceğimize inanıyoruz. Kapsayıcılık, ancak birlikte çalışıldığında ekonomik bir güce dönüşür.”
Yeni hükümetten beklentilerinin net olduğunu belirten Doğan, “Kökenin, ismin ya da mevcut sosyal çevrelerin değil; yeteneğin, emeğin ve katkının esas alındığı bir Hollanda mümkündür. Biz Türk girişimciler olarak bu anlayışın hayata geçirilmesi için sorumluluk almaya hazırız” dedi.
Durmuş Doğan, açıklamasını “Daha güçlü, daha dayanıklı ve daha adil bir Hollanda için diyalog ve gerçek iş birliği şart. Ufuk Media aracılığıyla bu çağrının daha geniş kesimlere ulaşmasını önemsiyoruz” sözleriyle tamamladı.
YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)



