
Öyle görünüyor ki 2026’nın 18 Mart’ında ülke genelinde yapılacak yerel seçimler yaklaşırken, Almelo’da siyaset artık eski rahatlığında ilerleyemeyecek. Meydan, önceki yıllarda olduğu gibi boş değil. Özellikle şehir genelinde ciddi bir nüfusa sahip olan Türk toplumu, sandıkla buluştuğu anda dengeleri değiştirebilecek bir güce sahip olduğunu artık daha net görüyor.
Burada altını özellikle çizmek istiyorum: Türk toplumunun tamamı değil, yarısı bile sandığa gitse, Almelo Belediyesi’ndeki söz sahipliği, sadece diğer partileri kıskandırmakla kalmaz, yerleşik düzeni ciddi biçimde sarsar.
Peki bu ne anlama gelir?
Bu, Almelo’da yaşayan Türklerin ve diğer göçmen kökenli toplumların daha görünür olması demektir. Taleplerin daha hızlı duyulması, sorunların daha ciddiye alınması ve kentin geleceğinde gerçek anlamda söz sahibi olunması demektir. Bunu halk arasında daha net bir ifadeyle söyleyecek olursak; mesele artık borunun kimin elinde olduğu meselesi olur.
Bir kez daha üzerine basa basa belirtmek isterim! “Almelo’da ayağımızı DENK alalım” şeklindeki yazımın başlığında ve “yarısı bile sandığa gitse” vurgusunda bilinçli bir uyarı var. Çünkü bugüne kadar asıl sorun, nüfus değil; katılım eksikliği ve partilerin ve adayların isimleri idi. İşte tam bu noktada Almelo siyasetinde yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşanıyor.
DENK sahaya indi, hem de güçlü bir isimle
DENK Partisi, 2026 yerel seçimlerinde Almelo’da ilk kez yer alacağını geniş katılımlı bir açılış programıyla ilan etti ve daha da önemlisi, özellikle Türk ve Faslı toplum tarafından yakından tanınan, güven duyulan bir isim olan Mustafa Kocabıyık’ı liste başı adayı (lijsttrekker) olarak gösterdi.
Aslında kentteki siyasi kazan da bundan sonra ve Kocabıyık’ın durmak bilmeyen aşağıdaki sıralamaya çalıştığım bitmek bilmeyen enerjisi ile kaynamaya başladı diyebiliriz.
Almelo Theater Hof Salonu’nda gerçekleştirilen açılış programı, sadece bir duyuru değil; aynı zamanda “biz buradayız” mesajıydı. Partinin üst düzey isimleri, çevre şehirlerden gelen destekçiler ve Almelo halkı, DENK’in kentteki siyasi yolculuğunun ilk adımına birlikte tanıklık etti. Açılışta konuşan Mustafa Kocabıyık, Almelo’da uzun süredir hissedilen bir eksikliğe dikkat çekti. Halkın kendisini temsil edilmemiş hissettiğini ve bu boşluğun DENK’e yönelik ciddi bir talep oluşturduğunu açıkça dile getirerek, “Biz Almelo halkının taleplerini dikkate alarak burada var olmaya karar verdik. DENK’in Almelo’da güçlü bir ses olması, insanların isteklerinin yerel yönetimlerde karşılık bulması demektir.” dedi. Bu sözler, sadece bir seçim vaadi değil; o günden bugüne, sahada karşılığını bulan bir duruşun özeti gibiydi.
Ramazan’la başlayan yolculuk, sokakta büyüyor
O zamanki adı ile; DENK Almelo Çalışma Grubu’nun, çalışmaları akabinde Ramazan ayının manevi atmosferi ile devam etti. Düzenlenen iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu değil; birlik, dayanışma ve toplumsal bağların güçlendirilmesine yönelik güçlü bir mesajdı. Ardından çalışmalar salonlarla sınırlı kalmadı. Eğitimci-yazar Alişan Kapaklıkaya’nın katılımıyla HDV Almelo Yunus Emre Camii’nde düzenlenen; güldüren, düşündüren ve zaman zaman duygulandıran konferansta da Mustafa Kocabıyık halkın içindeydi. Kocabıyık orada da; dinleyen, temas eden, not alan bir aday profili çizdi.
Yetmedi.
Bu kez “tatlı buluşma” diyerek aşure kazanları kaynadı. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği bir sivil toplum kuruluşu olan Lale (De Tulp) Derneği’nde gerçekleştirilen etkinlikte, kardeşlik ve dayanışma mesajları verildi. Siyaset, kürsüden değil; aynı kazan etrafında yapıldı.
Vicdanın olduğu yerde siyaset de vardı
Almelo4Palestina adıyla yürütülen ve Gazze’de yaşanan insanlık dışı uygulamalara karşı bir vicdan hareketine dönüşen Perşembe nöbetlerinde de Mustafa Kocabıyık ve ekibinden bazı isimler vardı. Slogan atmak için değil, insanlık onuruna sahip çıkmak için oradaydılar ve tencerelere vurulan her darbede, “bu şehirde yaşayanlar sadece seçmen değil, vicdan sahibi insanlar” mesajı verildi.
Onlar o günden bu güne harıl harıl çalışıyorlar, gitmedik kapı aşındırmadık sivil toplum kuruluşuı, ziyaret etmedik esnaf, çalmadık kapı bırakmamaya çalışıyorlar. Biz geldik ve buradayız diyorlar.
Toparlamaya çalışacak olursak;
Seçimlere çok az bir süre kalasıya artık Almelo’da bir gerçek giderek daha net görülüyor: Mustafa Kocabıyık sadece aday değil, sahada yaşayan bir isim olarak öne çıkıyor. Ve DENK Partisi ekibiyle beraber sadece seçimlere hazırlanmıyor, topluma dokunuyor.
Topluma gelince!
Şayet seçmen, yani bizler, ayağımızı DENK alarak tüm bu çalışmaların asıl karşılığını, sandıkta verirsek eğer; İşte o günden itibaren tüm maskeler birer birer düşer. Hemşehricilik ayakları son bulur. Toplum ilgi görür. Koltuk sevicileri artık sadece koltuk değnekleri kullanır ve gerilenler gerile dursun, demokrasinin gerçek yüzü asıl o saatten sona gözler önüne serilir.
Çünkü artık karşılarında çetin bir ceviz var, çünkü kararlı bir siyaset, dinamik bir ekiple gümbür gümbür belediye sıralarına geliyor. Çünkü bu şehrin karar mekanizması karar alırken artık bir kez daha düşünecek. Sebebi ise basit, alınan o kararların altında artık DENK’in imzası da olacak.
Ve en nihayetinde, hülasa kısacası;
Almelo ayağını DENK alacak çünkü meydanı boş bulanların yerinde artık DENK sahne alacak. Giden gidecek, kalan kalacak. Ama vitrinde hep bu yazı olacak. “Almelo ayağını denk alacak, Çünkü sahnede hep DENK olacak.”
DENKe çifte bayram yaşatmak isteyenler! E Ne duruyorsunuz gayri, haydin sandık başına.
Vesselam,



