BIST 100
13.808,20 4,89%
DOLAR
45,7336 0,06%
EURO
53,0435 0,01%
GRAM ALTIN
6.723,47 1,40%
FAİZ
44,24 0,94%
GÜMÜŞ GRAM
115,26 3,78%
BITCOIN
76.892,00 0,43%
GBP/TRY
61,9557 0,65%
EUR/USD
1,1645 0,36%
BRENT
98,30 -5,06%
ÇEYREK ALTIN
10.992,87 1,40%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
16 °
  • ANASAYFA
  • Avrupa
  • Tıbbi esrar ruh sağlığı tedavisinde beklentileri karşılamıyor

Tıbbi esrar ruh sağlığı tedavisinde beklentileri karşılamıyor

uyusturucu-sokak-avrupa
Reklam

Tıbbi esrarın ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dair yürütülen geniş kapsamlı bir uluslararası araştırma, yaygın psikiyatrik hastalıkların tedavisinde beklenen faydanın büyük ölçüde görülmediğini ortaya koydu. Bulgular, bilim dünyasında süregelen tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Kapsamlı analiz sonuçları yayımlandı
Avustralya’daki üniversiteler ile İngiltere’den araştırmacıların ortak çalışmasında, toplam 2.477 katılımcıyı kapsayan 54 randomize kontrollü çalışma incelendi. Sonuçlar saygın bilimsel dergilerden biri olan The Lancet Psychiatry’de yayımlandı.

Birçok psikiyatrik hastalıkta etkisiz bulundu
Araştırmaya göre esrar bazlı tedaviler; kaygı bozukluğu, anoreksiya nervoza, psikotik bozukluklar, travma sonrası stres bozukluğu ve opioid kullanım bozukluğu gibi rahatsızlıklarda anlamlı bir etki göstermedi. Depresyon için ise tedaviye katkı sağladığına dair yeterli kanıt bulunamadı. Araştırmacılar, mevcut veriler ışığında bu tür tedavilerin rutin kullanımının çoğu durumda gerekçelendirilemeyeceğini vurguladı.

Sınırlı alanlarda kısmi fayda sinyali
Buna karşın bazı hastalıklarda sınırlı olumlu etkiler gözlemlendi. Özellikle Tourette sendromu belirtilerinde azalma, uykusuzluk yaşayan kişilerde uyku kalitesinde artış ve otizm spektrum bozukluğunda bazı semptomların hafiflemesi gibi bulgular dikkat çekti. Ancak uzmanlar, özellikle otizmle ilgili verilerin düşük kalitede olduğunu ve temkinli değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Uzmanlardan sektör eleştirisi
Psikiyatri alanındaki uzmanlar, tıbbi esrarın faydalarının kamuoyunda abartıldığı görüşünde birleşiyor. Bazı akademisyenler, bu alanda faaliyet gösteren kliniklerin ticari kaygılarla hareket ettiğini ve hastaların yanlış yönlendirilebileceğini savunuyor. Uzmanlara göre hastaların doğru karar verebilmesi için bilimsel veriye dayalı, şeffaf bilgilendirme büyük önem taşıyor.

Endüstri bulgulara itiraz ediyor
Öte yandan esrar endüstrisi temsilcileri, araştırma sonuçlarına katılmıyor. Sektör yetkilileri, gerçek yaşam verilerinin özellikle kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda olumlu etkiler gösterdiğini ileri sürerek, söz konusu çalışmanın klinik uygulamaları tam olarak yansıtmadığını savunuyor.

İngiltere’de yetkili kurumlar ise tıbbi esrarın yasal hale getirildiği 2018 yılından bu yana elde edilen sonuçları ve olası yan etkileri incelemeye devam ediyor. Bu süreçte yeni bilimsel verilerin, sağlık politikalarının şekillenmesinde belirleyici olması bekleniyor.

YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.