
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından küresel enerji piyasalarında gerilim hızla tırmanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, hükûmetlere acil önlem çağrısında bulunarak asıl arz sıkışmasının önümüzdeki günlerde daha belirgin hâle gelebileceği uyarısını yaptı.
Kuruma göre savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan geçen son tankerlerin henüz varış noktalarına ulaşması nedeniyle piyasalardaki gerçek etkinin gecikmeli hissedileceği belirtiliyor.
Enerji fiyatları da bu gerilimi yansıtıyor. Brent petrol 110 doların üzerine çıkarken, Avrupa’da doğal gaz fiyatları megavatsaat başına 61 avroyu aştı. IEA Başkanı Fatih Birol, mevcut krizin etkilerinin 1970’lerdeki petrol şokları ve Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında yaşanan enerji sarsıntısından daha ağır olabileceğini ifade etti.
Acil eylem planı gündemde
Ajansın hazırladığı 10 maddelik acil eylem planı, enerji talebini hızlı şekilde düşürmeye odaklanıyor. Öne çıkan öneriler arasında evden çalışmanın yaygınlaştırılması, otoyollarda hız sınırlarının düşürülmesi ve toplu taşımanın teşvik edilmesi yer alıyor.
Bunun yanı sıra özel araç kullanımının belirli günlerle sınırlandırılması, araç paylaşımının artırılması ve kısa mesafeli uçuşların azaltılması gibi adımlar da planın önemli parçaları arasında. Ajans, yol trafiğinin küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 45’ini oluşturduğunu hatırlatarak, yalnızca evden çalışmanın bile özel araç kaynaklı petrol tüketimini yüzde 20’ye kadar azaltabileceğini belirtiyor.
Geçmiş krizlerin yöntemleri yeniden gündemde
Enerji krizine karşı önerilen önlemler, geçmişte uygulanan politikaları da yeniden gündeme taşıdı. 1973 Petrol Krizi sırasında birçok Avrupa ülkesinde hız sınırı uygulanmış ve araç kullanımına kısıtlamalar getirilmişti.
Benzer şekilde, Almanya’da 2022 yılında uygulanan düşük maliyetli toplu taşıma bileti, enerji tüketimini azaltmada etkili olmuştu. Uzmanlara göre toplu taşımaya yönelimin artırılması, şehir içi petrol tüketimini kayda değer ölçüde düşürebilir.
Asya’da önlemler hayata geçirilmeye başladı
Bazı ülkeler ise öneri aşamasını geride bırakarak doğrudan uygulamaya geçti. Özellikle Körfez bölgesinden enerji ithalatına bağımlı Asya ülkelerinde dört günlük çalışma haftası, uzaktan çalışma, eğitim kurumlarının geçici olarak kapatılması ve kamu binalarında enerji tasarrufu gibi adımlar devreye alındı.
Mısır’da iş yerlerinin erken kapatılması, Tayland ve Filipinler’de klima kullanımına sınırlamalar getirilmesi de alınan önlemler arasında yer alıyor. Avrupa’da ise İtalya vergi indirimlerini, Yunanistan aşırı kâr vergisini, Hırvatistan ise akaryakıt fiyat tavanını tartışıyor ya da uyguluyor. Almanya’da henüz somut bir kısıtlama kararı alınmazken, gelişmeleri izleyen bir kriz ekibi çalışmalarını sürdürüyor.
Uzun vadeli dönüşüm vurgusu
Uluslararası Enerji Ajansı, krizin yalnızca kısa vadeli tedbirlerle ele alınmaması gerektiğini vurguluyor. Kurum, düşük gelirli hanelere hedefli destek sağlanmasını, enerji vergilerinin yeniden düzenlenmesini ve elektrikli araçlara geçişin hızlandırılmasını öneriyor.
Ayrıca ısı pompalarının yaygınlaştırılması, sanayide enerji yönetim sistemlerinin güçlendirilmesi ve biyoyakıt kullanımının artırılması gibi adımların enerji bağımlılığını azaltacağı ifade ediliyor. Ajansa göre savaş kısa sürede sona erse bile enerji piyasalarındaki dalgalanmanın etkileri uzun süre devam edebilir. Bu nedenle mevcut tablo, geçici bir krizden çok kalıcı bir dönüşüm sürecinin işareti olarak değerlendiriliyor.
YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)




