BIST 100
13.991,01 -0,59%
DOLAR
44,7213 0,20%
EURO
52,2933 -0,12%
GRAM ALTIN
6.773,98 -0,57%
FAİZ
40,74 1,82%
GÜMÜŞ GRAM
106,67 -2,07%
BITCOIN
70.792,00 -0,79%
GBP/TRY
60,0698 -0,11%
EUR/USD
1,1689 -0,29%
BRENT
102,28 7,44%
ÇEYREK ALTIN
11.075,41 -0,57%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
14 °

İrancıların bazı hezeyanlarına zaruri cevaplar

Reklam
yobaz
Reklam

İnsan bir kere herhangi bir alanda ya da konuda fanatik bir yobaza dönüşürse onu bulunduğu bu tuhaf yerden çıkarmak “deveyi iğne deliğinden geçirmekten” daha zordur. Bu hakikatin farkında olarak, yurdum irancılarının bazı hezeyanlarına cevap vermek cidden bir zaruret halini aldığı için mecburen bu yazıyı kaleme alıyorum.

Önce yobazlık deyince ne anladığımı izah edeyim. Hazreti Ali(radiyellahu anh)’den mülhem; yobazlık, bir kimsenin delilini bilmediği şeyi iddia etmesi veya savunmasıdır.

İran konusunda karşımıza çıkan yobazlık türleri arasında ilk sırayı, bu ülkede bir İslam devrimi olduğu, gerçek ve adil bir İslami düzen kurulduğu konusu alır. Bunun böyle olmadığını Türkiyeli irancıların dışında hatta yerli İranlılar da dahil hemen herkes bilir. Ama ne hikmetse yurdum irancıları bir türlü buna inanmak istemez ve ısrarla İslam devrimini desteklemek gibi altı boş, üstü açık, yanları yırtık bir iddiayı heyecanla savunurlar.

Bu zümreye biraz araştırma yapmalarını, tüm sınırlandırmalara rağmen İran’da yaşananlardan dışarı sızanları takip etmelerini tavsiye etmenin bir anlamı olmasa da yine bir umut teklif ediyorum. Hatta büyük bir zahmete girerek ulaşma imkanları varsa yerli Müslümanlara ülkenin durumunu sorabilirler. Tabi hakikati bilmek ve anlamak istiyorlarsa!

Yobazlıktan çıkışın yolu bilgi ve delille kanaat belirlemektir.

İran’ın mevcut devlet politikasının Sünnilere yani Ehli Sünnete bakış açısına gelince, yurdum yobaz irancıları bu konuda hemen hiçbir bilgi sahibi olmadan ilk vahdet çağrısıyla, her ayranım var diyene tuzluk elde koşar adım ilerlemeye başlayanlar gibiler.

İran vahdetten, birlikten, ümmetten bahsediyorsa anlayın ki başı sıkışmıştır! Aksi halde Ehli Sünnet’i Mü’min görmeyen bir yapının bizi ümmete dahil ettiğine inanmak artık saflıktan öte bir şey olur.

Nedense her türlü siyasi ve politik duruşu ince eleyip sık dokuyan ve neredeyse kamuoyuna üfürülen her komplo teorisine inanan yurdum irancıları, konu İran olduğunda ve rüzgârın yönü oradan geldiğinde, hemen en derin nefeslerle ciğerlerine kadar yalanları çekmekten ve sonra da bu yalanları kendi içlerindeki malum kazuratlarla bulayıp kusmaktan çekinmiyorlar.

Sosyal medyada karşılarına çıkan her görüntüye inanmak ancak bir yobazın işidir. Takiyeyi din bilen bir Şii’nin sözüne inanmak ise hem ahmak hem de yobaz birinin kârıdır.

Konu İran’ın Afganistan, Irak ya da Suriye’deki cürümlerine gelince, yurdum irancıları gerçek İranlılardan ve hatta İran devlet yetkililerinden daha çılgın bir şekilde İran’ın masum olduğunu savunmaya başlıyorlar. Oysa İran yetkilileri ve halkı gayet rahat bir şekilde yaptıklarını kabul etmekte bir beis görmedikleri gibi, üstüne bir de bunlarla gurur duyuyorlar. Pişmanlık duyduklarını ya daözür beyan ettiklerini ise gören ve duyan yok!

Hadi Afganistan’ı takip edemediniz diyelim, Irak’ta yaşananları da görmediniz, duymadınız sayalım. Şu cümleyi kurarken vicdanım sızlıyor. Zira her iki ülke de çok ağır bir yıkım ve ciddi bir soykırıma muhatap oldular. Milyonların acısını biz burada iki cümle ile geçiştirirken bırakın da vicdanımız sızlasın bari. Tabi irancılarda vicdan denen duygu da İran pusulasıyla çalıştığı için böyle konularda devreye girmeyebiliyor.

Taliban’ın ortaya çıkıp defettiği ABD, Afganistan’da yaptığı hatayı Irak’ta tekrarlamadı ve orada İran gibi sinsi bir işbirlikçi haini çeteleriyle birlikte sahaya sürdü. Bugün halen Irak, fiili bir İran işgaline bizzat ABD tarafından terk edilmiş bir ülkedir. Iraklı Sünni halkın dramı yazılmamış bir hikâye olarak duruyor.

Suriye’ye gelindiğinde artık İran’ın kibri tavan yapmış ve herhangi bir gizleme ihtiyacı duymayan iğrenç bir utanmazlıkla hem Esed zaliminin arkasında durmaktan hem de Rusya gibi vahşi bir emperyalist ayıyı Suriye’ye davet etmekten çekinmediler.

Rusya yeni geliştirdiği silahları Suriyeli mazlum halkın üstünde denerken, İran ellerine ovuşturarak savaşın sonunda Irak gibi Suriye’yi hegemonyasına almanın hayallerini kuruyordu. Bu hayal uğruna, her türlü savaş suçunu işlediler. Akla hayale gelmez işkenceler ve sürgünlerle boşalttıkları Suriye şehirlerine Şii yerleşimcileri getirerek Akdeniz’e kadar uzanan Pers imparatorluğunun temellerini attıklarını sandılar.

Hizbullah adını lekeleyen Lübnanlı Şii milisler, “Beşşar Ekber” diye bağıran yerli Nusayrilerin yanında ama “Allahu Ekber” diye bağırarak kadın veya çocuk, sivil ya da asker ayırt etmeksizin katliamlar yaptılar.

Suriye’de insanlar “Beşşar Ekber” demedikleri için diri diri gömüldüler!

Çocuklar yalnız ve sadece adları Ömer ya da Ayşe olduğu için katledildiler. Öyle bir zulüm kol geziyordu ki, Suriyeliler adı Ömer olduğu için kurşunlanan 11 yaşında bir çocuk için işkence etmeden tek kurşunla can vermiş diye sevinir oldular!

Ben bunların şahidiyim!

Benim gözümde ABD, Rusya ya da Çin ne ise İran da odur!

Aksini iddia eden henüz İran’ın gerçek yüzünü görmemiş ya da göremeyecek kadar saftır.

Şimdi ABD-İsrail koalisyonunun saldırısına uğradığı için İran’dan yana olmak gerek diyenleri Allah(cc) İran’ın gerçek yüzüyle karşılaştırsın. Umarım o gün İranlının elinde güç olmasın, yoksa bu gerçeği acıyla kıvranırken ve ölmek için yalvarırken kavramak çok acı olur.

İran’ın Filistin meselesini sömürmesine kananlara ise basit bir sorum var. Dini olarak, Kudüs ve Mescidi Aksa’nın herhangi bir önemi ya da kutsallığı olmadığına inanan bir Şii neden bu konuda bir şeyler yapar sizce? Birazcık düşünmek gerekmez mi?

Diğer sorum daha kolay değil ama bilmek zorunda olduğumuz bir konu: Yermuk Mülteci Kampı’nı hiç duydunuz mu? Orada yaşayan Filistinlileri açlıktan kedi-köpek eti yiyecek duruma düşürenler kimlerdi? Tecavüzden kurtulmak için intihar etmek caiz mi diye fetva isteyen kadınlar neredeydi?

Senin İran’ın aşağılık bir katil, ahlak ve erdemden yoksun bir cani arkadaşım!

ABD ya da İsrail’den aşağı kalır yanı yok!

Allah hepimize akıl, iz’an ve idrak versin…

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.