
Hollanda’nın doğusunda aylardır devam eden kuraklık, nehir taşımacılığını zorlaştırıyor. IJssel, Nederrijn ve Waal nehirlerinin bazı kesimlerinde su derinliği 1,25 metrenin altına inerken, Rijkswaterstaat’ın gemilerin güvenli şekilde seyredip seyredemeyeceğini belirlemek için yaptığı ölçümler de aksıyor. Pannerdensch Kanalı’nda da benzer bir durum yaşanıyor.
HABER: A. Hamit Sürmeneli
Rijkswaterstaat’ın ölçüm için kullandığı teknelerin önemli bölümü, suyun fazla sığ olması nedeniyle bazı noktalara ulaşamıyor. Kurumun sığ sularda çalışabilen yalnızca üç teknesi bulunurken, bu teknelerin başka bölgelerde de görev yapması gerekiyor. Bu nedenle bazı güzergâhlarda gemilerin geçişi için gerekli güncel derinlik verileri elde edilemiyor.
Kaptanlar geçiş kararını kendileri veriyor
Normal şartlarda Rijkswaterstaat, iç su yollarındaki en sığ noktaları düzenli olarak ölçüyor. Kaptanlar da bu veriler üzerinden gemilerinin ne kadar yük taşıyabileceğini ve güzergâhta karaya oturma ihtimali bulunup bulunmadığını hesaplıyor. Ancak ölçüm yapılamayan bölgelerde su derinliğine ilişkin bilgiler yeterince güncel olmayabiliyor. Bu nedenle iç su taşımacılığı yapan kaptanlar, belirli kesimlerden güvenli şekilde geçip geçemeyeceklerine kendi değerlendirmeleriyle karar vermek zorunda kalıyor. Ticari şirketlerden güncel ölçüm verilerini ücret karşılığında almak mümkün olsa da bütün gemi sahipleri ve kaptanlar bu hizmetlere abone değil. Bu durum, özellikle ticari taşımacılıkta belirsizliği artırıyor.
Ren Nehri’nde düşük debi yeniden geriledi
Sorun Hollanda’daki nehirlerle sınırlı değil. Ren Nehri’nin Almanya’dan Hollanda’ya giriş yaptığı Lobith bölgesinde su debisi de düşük seviyelere geriledi.
Ağustos ayında saniyede 614 metreküpe düşen debi, o dönemde ölçülen en düşük seviyenin altına inmişti. NOS’un aktardığı son verilere göre Lobith’te debi şu anda saniyede yaklaşık 545 metreküp seviyesinde. Böylece kısa süre önce kaydedilen düşük debi seviyesi yeniden aşılmış oldu. Su seviyesinin düşmesi nedeniyle gemiler uzun süredir tam kapasiteyle yük taşıyamıyor. Daha ağır yüklenen gemilerin nehir tabanına temas etme ihtimali arttığı için taşınan yük miktarı azaltılıyor. Bu da daha fazla sefer yapılmasına ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine neden olabiliyor.
Taşımacılık sektörü endişelerini dile getiriyor
Hollanda İç Su Taşımacılığı Birliği’nden Fiona Oomen, mevcut tabloyu “çok endişe verici” olarak değerlendirdi. Oomen, karayolu taşımacılığının da baskı altında olduğunu belirterek nehir taşımacılığındaki kapasite düşüşünün lojistik sistem üzerindeki yükü artırabileceğini söyledi.
Nehirlerde daha fazla su kaybı yaşanması halinde taşınamayan yüklerin karayolu veya demiryoluna yönlendirilmesi gerekebilir. Bu durum, alternatif ulaşım kanallarındaki yoğunluğu da artırabilir. Oomen, su seviyesinin daha da düşmesi halinde taşımacılıkta kullanılamayan yüklerin nereye aktarılacağı sorusunun giderek daha önemli hale geldiğine dikkat çekti.
Çözüm için Ren havzasında yağış gerekiyor
Rijkswaterstaat, nehir seviyelerinin ne zaman normale döneceğinin henüz bilinmediğini açıkladı. Kuruma göre Hollanda’da yağış görülmesi tek başına yeterli olmayacak. Ren Nehri’ni besleyen Almanya ve İsviçre’nin de içinde bulunduğu havzada uzun süreli yağışlara ihtiyaç duyuluyor.
Mevcut tahminler, önümüzdeki dönemde su seviyelerinin çok daha hızlı düşmesini beklemiyor. Ancak kısa sürede belirgin bir yükseliş de öngörülmüyor. Bu nedenle düşük su seviyelerinin ve buna bağlı taşımacılık sorunlarının bir süre daha devam etmesi bekleniyor.
İklim değişikliği su yönetimini etkiliyor
Rijkswaterstaat, yaşanan gelişmelerin Hollanda’nın gelecekteki su yönetimi açısından da dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. İklim değişikliğiyle birlikte daha uzun kuraklık dönemlerinin yanı sıra kısa sürede etkili olan aşırı yağış ve taşkınların da daha fazla dikkate alınması gerekiyor.
Bu nedenle Hollanda’nın hem nehirlerde su seviyesinin düşmesine hem de kısa sürede yükselmesine karşı hazırlıklarını geliştirmesi önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde özellikle Ren havzasındaki yağış miktarı, Hollanda’daki nehir taşımacılığının koşullarını belirleyen başlıca unsurlardan biri olacak.



