
Bu yaz sivrisineklerin neden daha az görüldüğü ortaya çıktı. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi'nde (WUR) yapılan değerlendirmelere göre, Hollanda'da son dönemde etkili olan aşırı sıcak ve kurak hava koşulları sivrisineklerin üreme alanlarını önemli ölçüde azalttı. Bu durum, yaz boyunca sivrisinek kaynaklı rahatsızlığın normalin altında kalmasına yol açtı.
HABER: Mesut Kapar
Muggenradar.nl verilerine göre, bu yaz sivrisinek kaynaklı şikâyetler 2020-2025 yılları arasındaki ortalamaya kıyasla yüzde 16 daha düşük oldu. Araştırmacılar, bu düşüşün en önemli nedeninin uzun süren aşırı kuraklık olduğunu belirtiyor.
Kuraklık üreme alanlarını azalttı
Sivrisineklerin yaşam döngüsünü sürdürebilmesi için su birikintileri ve nemli alanlar büyük önem taşıyor. Ancak aşırı kurak hava nedeniyle bu tür doğal ve yapay su kaynaklarının önemli bir bölümü ortadan kalktı. Su bulunmayan bölgelerde sivrisineklerin yumurtalarını bırakabileceği uygun alanların sayısı azalırken, mevcut bazı üreme alanlarında da larvaların gelişimini tamamlayamadığı belirtildi. Araştırmacılara göre, yüksek sıcaklıklar sivrisineklerin gelişimini hızlandırsa da bu durum ancak yeterli miktarda suyun bulunduğu alanlarda etkili olabildi. Dolayısıyla sıcaklıkların yükselmesi, kuraklığın oluşturduğu olumsuz koşulları tamamen telafi edemedi.
Altıncı nesil sivrisinekler ortaya çıktı
Sıcaklıkların sivrisineklerin gelişim hızını artırması ise dikkat çekici başka bir sonucu beraberinde getirdi. WUR araştırmacılarının sivrisinek gelişim modeline göre, yılın bu döneminde artık altıncı nesil sivrisinekler uçuyor. Araştırmacılar, bu durumun daha önce yılın bu kadar erken bir döneminde görülmediğine dikkat çekiyor. Yüksek sıcaklıklar sayesinde yumurtadan çıkan sivrisineklerin larva ve pupa dönemlerini daha kısa sürede tamamlaması, yeni nesillerin daha hızlı ortaya çıkmasını sağlıyor. Bununla birlikte sivrisinek sayısındaki toplam değişimi yalnızca sıcaklık belirlemiyor. Su kaynaklarının bulunabilirliği de popülasyonun büyüklüğünde kritik rol oynuyor.
Şehirlerde molestus kırsalda pipiens öne çıkıyor
Araştırmada sivrisinek türlerinin farklı yaşam alanlarına uyum sağladığı da vurgulanıyor. Özellikle molestus varyantının kentlerde daha aktif olduğu belirtiliyor. Molestus varyantı, yer altındaki su kaynaklarını ve insan yapımı kapalı alanları üreme alanı olarak kullanabiliyor. Metro sistemleri, yer altı su depoları ve bazı durumlarda su basmış bodrum veya bina altındaki alanlar bu sivrisinekler için uygun ortam oluşturabiliyor. Pipiens varyantı ise daha çok kırsal bölgelerde görülüyor. Bu varyant, soğuk aylarda kış uykusuna benzer bir dinlenme dönemine girerek düşük sıcaklıklara uyum sağlıyor.
Molestus varyantında ise durum farklı. Bu sivrisineklerin yıl boyunca aktif kalabildiği ve özellikle şehirlerde sıcaklığın nispeten yüksek olduğu yer altı ortamlarından yararlanabildiği belirtiliyor.
Sıcaklık virüslerin yayılmasını hızlandırabilir
Araştırmacılar, sıcaklık artışının yalnızca sivrisineklerin gelişim hızını etkilemediğine dikkat çekiyor. Daha yüksek sıcaklıklar, sivrisineklerin taşıdığı bazı virüslerin gelişimini de hızlandırabiliyor. Bunun sonucunda sivrisineklerin insanlara veya hayvanlara hastalık bulaştırma kapasitesinin artması mümkün olabiliyor. Özellikle Batı Nil virüsü bu açıdan yakından takip edilen hastalıklar arasında yer alıyor. Sivrisineklerin daha hızlı gelişmesi ve virüslerin sıcak havalarda daha hızlı çoğalabilmesi, iklim değişikliğiyle birlikte sivrisinek kaynaklı hastalıkların gelecekte daha fazla önem kazanabileceği endişesini artırıyor.
İklim değişikliği sivrisinek davranışını değiştiriyor
Araştırmacılara göre, sıcaklıkların yıl boyunca yükselmesi sivrisineklerin davranışlarını ve yaşam döngülerini değiştirebilir. Sivrisineklerin daha erken nesiller oluşturması, bazı türlerin daha uzun süre aktif kalması ve yeni yaşam alanlarından yararlanması bu değişimin olası sonuçları arasında gösteriliyor. Uzmanlar, bu nedenle sivrisinek popülasyonlarının yalnızca sayısal olarak değil, davranışları ve taşıyabilecekleri hastalıklar açısından da düzenli biçimde izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu yaz Hollanda'da sivrisinek şikâyetlerinin azalması ilk bakışta olumlu bir gelişme gibi görünse de araştırmacılar, aşırı sıcaklıkların beraberinde getirebileceği sağlık risklerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki yıllarda sıcaklık, yağış ve su kaynaklarındaki değişimlerin sivrisineklerin dağılımı ve hastalıkların yayılması üzerindeki etkisinin daha yakından incelenmesi bekleniyor.
YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)




