

Hollanda’da sosyal konutların sığınmacılara tahsis edilmesine ilişkin tartışmalar, açıklanan yeni istatistiklerle yeniden gündeme geldi. Hollanda İstatistik Kurumunun (CBS) verilerine göre 2024 yılında boşalan 162 bin sosyal konutun yaklaşık 13 bin 150’si, oturum izni almış en az bir sığınmacının bulunduğu hanelere tahsis edildi.
HABER: Murat Yakar
Böylece boşalan her 100 sosyal konuttan yaklaşık 8’i sığınmacı hanelerine ayrılmış oldu. Genel oran bir önceki yılla aynı kalırken, ilk kez bağımsız bir eve yerleşenler arasındaki sığınmacıların payında önemli artış yaşandı.
Boşalan sosyal konutların yüzde 8’i sığınmacılara ayrıldı
Hollanda'da sosyal konutların dağılımına ilişkin CBS tarafından yayımlanan araştırma, konut piyasasındaki tartışmaların boyutunu ortaya koydu. NOS'un haberine göre 2024 yılı boyunca toplam 162 bin sosyal konut boşaldı. Bunların yaklaşık 13 bin 150'sine oturum izni almış sığınmacıların bulunduğu haneler yerleştirildi. Bu rakam, toplam boşalan sosyal konutların yüzde 8'ine karşılık geliyor. Önceki yıla kıyasla genel oranda önemli bir değişiklik yaşanmadı. Ancak sığınmacıların ilk kez bağımsız bir konuta yerleşenler arasındaki ağırlığı giderek arttı.
İlk kez ev tutanların yüzde 21’i sığınmacı
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, Hollanda'da ilk kez bağımsız bir eve yerleşen haneler arasındaki dağılım oldu. CBS verilerine göre 2024 yılında sosyal konuta yerleşerek ilk kez kendi evine çıkan hanelerin yüzde 21'inde en az bir oturum izni almış sığınmacı bulunuyordu. Bu oran 2018 yılında yüzde 9 seviyesindeydi. Aynı dönemde ilk kez sosyal konuta yerleşen sığınmacı hanelerinin sayısı yaklaşık 3 bin 500'den 8 bin 800'e yükseldi. CBS demografi uzmanı Ruben van Gaalen, oranın son yıllarda yüzde 21 civarında seyrettiğini ancak 2018'e kıyasla belirgin bir artış yaşandığını belirtti.
2015 ve 2016 göç dalgasının etkisi sürüyor
CBS uzmanı Van Gaalen'e göre artışın nedenlerinden biri, 2015 ve 2016 yıllarında Hollanda'ya gelen çok sayıda sığınmacının konut bekleme sürecinin uzaması. Bu kişiler, oturum izni almalarına rağmen uzun süre geçici kabul merkezlerinde kalmak zorunda kaldı. Daha sonra sosyal konutlara yerleştirildiklerinde ise çoğu ilk kez bağımsız bir eve çıkmış oldu. Bu nedenle söz konusu hanelerin konut piyasasına girişi, daha önce başka bir sosyal konutta yaşayan kiracıların taşınmasından farklı sonuçlar doğurdu. Başka bir ifadeyle, ilk kez eve çıkan bir hanenin geride boşaltılmış başka bir sosyal konut bırakması söz konusu değil.
Sığınmacı hanelerinin yüzde 67’si ilk kez eve çıktı
Araştırma, sığınmacı hanelerinin konut piyasasındaki hareketliliğinin diğer kiracılardan farklı olduğunu da gösterdi. 2024 yılında sosyal konuta taşınan oturum izinli sığınmacı hanelerinin yüzde 67'si ilk kez bağımsız bir eve yerleşti. Bu oran 2023'te yüzde 64, 2018'de ise yüzde 39 olarak kaydedilmişti. Ayrıca sığınmacı hanelerinin yalnızca yüzde 16'sı taşındıktan sonra başka bir konutu boş bıraktı. Sığınmacı bulunmayan hanelerde ise bu oran yüzde 54'ün üzerine çıktı. Dolayısıyla sığınmacıların yeni bir sosyal konuta yerleşmesi, diğer kiracıların taşınmasıyla aynı ölçüde yeni konutun boşalmasını sağlamıyor.
Flevoland ilk sırada Utrecht üçüncü oldu
Sosyal konutların sığınmacı hanelerine tahsis edilmesinde bölgeler arasında da farklılıklar bulunuyor. CBS verilerine göre en yüksek oran yüzde 12 ile Flevoland'da görüldü. Gooi ve Vechtstreek yüzde 11 ile ikinci, Utrecht ise yüzde 10 ile üçüncü sırada yer aldı. Bölgesel farklılıklar, konut arzı ve belediyelerin barınma politikalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bununla birlikte CBS, sığınmacılara yapılan tahsislerin diğer vatandaşların bekleme sürelerini ne kadar uzattığının yalnızca bu rakamlar üzerinden hesaplanamayacağına dikkat çekti. Bekleme süreleri; bölgedeki sosyal konut sayısı, başvuru yoğunluğu ve mevcut kiracıların taşınma sıklığı gibi birçok etkene bağlı.
Sosyal konutların yüzde 2,4’ünde sığınmacılar yaşıyor
2024 yılı sonu itibarıyla Hollanda'da konut kuruluşlarına ait yaklaşık 2,2 milyon kiralık sosyal konut bulunuyordu. Bunların 48 binden fazlasında, yani toplam konutların yüzde 2,4'ünde en az bir oturum izni almış sığınmacı yaşıyordu. Sonradan Hollanda vatandaşlığına geçen eski sığınmacılar da hesaplamaya dahil edildiğinde bu sayı yaklaşık 177 bine, toplam içindeki pay ise yüzde 8,1'e yükseliyor. Bu iki oran arasındaki fark, yalnızca mevcut oturum izinli sığınmacıları kapsayan verilerle geçmişte sığınmacı olarak ülkeye gelip daha sonra vatandaşlık kazananları da içeren verilerin birbirinden ayrılması gerektiğini gösteriyor.
Konut açığı belediyeleri zorlamaya devam ediyor
Hollanda'da oturum izni alan sığınmacıların barınma ihtiyaçlarının karşılanmasından belediyeler sorumlu tutuluyor. Belediyeler, sosyal konut kuruluşlarıyla iş birliği yaparak acil barınma ihtiyacı bulunan kişilere öncelikli konut tahsis edebiliyor. Bu grupta sığınmacıların yanı sıra sağlık sorunları nedeniyle taşınması gerekenler ve evleri yıkılan kişiler de bulunuyor. Konut piyasası uzmanı Profesör Peter Boelhouwer, öncelikli konut hakkı tanınan grupların giderek genişlediğine dikkat çekiyor. Boelhouwer'e göre sosyal konut kuruluşları, diğer başvuru sahiplerinin bekleme sürelerinin daha fazla uzamaması için öncelikli gruplara ayrılan konut sayısını sınırlamaya çalışıyor. Ancak konut yetersizliği belediyelerin işini zorlaştırıyor. Oturum izni almasına rağmen ev bulamayan sığınmacılar geçici kabul merkezlerinde kalmaya devam ederken, yeni gelenler için ayrılması gereken merkezlerdeki doluluk da yüksek seviyelerde seyrediyor. Böylece Hollanda'nın sosyal konut krizi hem mevcut kiracıları hem de barınma bekleyen sığınmacıları etkileyen önemli bir sorun olmayı sürdürüyor.
YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)



