
Hollanda’da sağlık kuruluşları, çalışanların hastalık nedeniyle işe gelememesi yüzünden her yıl en az 5,8 milyar euro maliyetle karşı karşıya kalıyor. Sağlık sektöründe çalışanların ortalama hastalık nedeniyle işe devamsızlık oranı yüzde 7,5 seviyesinde bulunuyor. Ülke genelindeki tüm sektörlerin ortalama hastalık oranı ise yüzde 5,4 olarak hesaplandı.
HABER: A. Hamit Sürmeneli
Bu veriler, ABN AMRO tarafından hazırlanan Sektörel Refah Araştırması’nda (Sectorale Welzijnsmonitor) yer aldı.
En yüksek devamsızlık hemşireler ve evde bakım çalışanlarında
Sağlık sektöründe en yüksek hastalık izni oranı hemşireler, bakım çalışanları ve evde bakım personelinde görüldü. 2025 yılında bu çalışanlar, çalışmaları gereken toplam sürenin yüzde 9,2’sinde hastalık nedeniyle görev yapamadı. Bu grubu yüzde 8,1 ile engelli bakım hizmetleri, yüzde 7,7 ile gençlik bakım sektörü takip etti. Radboudumc sağlık ekonomisti Bram Wouterse, sağlık sektöründeki devamsızlık oranlarını “olağanüstü yüksek” olarak değerlendirdi. Wouterse, araştırmaya dahil olmamasına rağmen hesaplanan 5,8 milyar euroluk maliyet tahmininin güvenilir olduğunu belirtti.
Hastalıkların önemli bölümü işle bağlantılı
Sağlık sektöründe hastalık nedeniyle işe gelemeyen çalışanların yüzde 27’si, yapılan ankette nedenlerin işle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Bu oran diğer sektörlerin ortalamasından yüzde 5 daha yüksek.
İş kaynaklı sağlık sorunlarının nedenleri ise şöyle sıralandı:
- Yüzde 33: Enfeksiyon veya bulaşıcı hastalıklar
- Yüzde 23: Yüksek iş yoğunluğu ve baskı
- Yüzde 11,5: Fiziksel olarak ağır çalışma koşulları
- Yüzde 7: Duygusal açıdan ağır çalışma yükü
- Yüzde 5,5: Tartışma, çatışma veya sınır aşan davranışlar
Kadın sağlık çalışanları daha sık hastalık bildiriyor
Araştırmada kadın ve erkek çalışanlar arasında da farklılıklar görüldü. Son bir yıl içinde kadın sağlık çalışanlarının yüzde 56’sı en az bir kez hastalık bildirirken, erkek çalışanlarda bu oran yüzde 50 oldu. Nedenler arasında da farklılık gözlendi. Kadınlar daha çok fiziksel olarak ağır çalışma koşulları nedeniyle, erkekler ise duygusal yük nedeniyle hastalık izni aldı. ABN AMRO, fiziksel yükün azaltılması için robot teknolojilerinin ve fizyoterapinin, duygusal yükün azaltılması için ise çalışanlara yönelik koçluk ve destek programlarının kullanılabileceğini belirtti.
Sağlık sektöründe tükenmişlik oranı yüksek
Sağlık sektörü çalışanlarında tükenmişlik (burn-out) oranı da dikkat çekici seviyede bulunuyor. Çocuk bakımı hizmetlerinin de dahil edildiği geniş kapsamlı sağlık sektöründe çalışanların yüzde 4,3’ünde tükenmişlik görüldü. Bu oran diğer sektörlerin ortalaması olan yüzde 3,4’ün yaklaşık dörtte bir üzerinde. Rakam yaklaşık 65 bin sağlık çalışanına karşılık geliyor.
Sağlık sektörü refah sıralamasında sonlarda kaldı
ABN AMRO uzmanları, farklı sektörlerde çalışanların refah durumunu karşılaştırmak için 71 farklı çalışma faktörünü inceledi.
Araştırmada iş-özel yaşam dengesi, sağlık, kişisel gelişim, güvenlik ve eşit fırsatlar gibi beş ana kategori değerlendirildi. Sağlık sektörü, 16 farklı sektörle karşılaştırıldığında sağlık alanında en düşük puanı aldı. Güvenlik alanında ise en düşük ikinci sırada yer aldı. Araştırmada sağlık kriterleri kapsamında hastalık oranları, çalışanların işe bağlılığı, rahatsız çalışma pozisyonları ve sürekli tekrar eden fiziksel işler değerlendirildi. Güvenlik başlığında ise enfeksiyon riski, tehlikeli maddeler, zorbalık, tehdit ve iş kazaları gibi unsurlar dikkate alındı.
Sağlık sektörü refah endeksinde son sırada
ABN AMRO, tüm verileri kullanarak sektörlere 100 üzerinden puan verilen bir “refah endeksi” oluşturdu. Sağlık sektörü bu sıralamada 40 puanın biraz üzerinde kalarak listenin sonlarında yer aldı. En yüksek puanı ise 80’in üzerinde skorla finans sektörü aldı.
Uzmanlar kariyer fırsatlarının artırılmasını istiyor
Sağlık ekonomisti Bram Wouterse’ye göre sağlık çalışanlarının refahını artırmak için yalnızca güvenlik ve sağlık koşullarına değil, kariyer gelişimine de daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Wouterse, bazı bakım kuruluşlarında başarılı çalışanların maddi olarak yeterince ödüllendirilmediğini belirterek, “İyi performans gösteren hemşirelerin finansal olarak ekstra desteklendiği kurumların sayısı çok az” dedi. Uzman, sigorta şirketlerinin de sağlık hizmeti satın alma politikalarında çalışan koşullarına daha fazla önem vermesi gerektiğini ifade etti.
Personel açığı iş yükünü daha da artırıyor
Hollanda’da sağlık sektöründe yaklaşık 70 bin açık pozisyon bulunuyor. Wouterse, personel eksikliği ile artan iş yükünün birbirini besleyen bir döngü oluşturduğunu söyledi. “Çalışan açığı nedeniyle iş yükü artıyor, bu da insanların tükenmesine ve işten ayrılmasına yol açıyor. Böylece kalan çalışanların üzerindeki baskı daha da yükseliyor” değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlara göre sorunun çözümü için daha iyi personel yönetimi, geleceğin sağlık çalışanlarının yetiştirilmesine yatırım yapılması ve artan sağlık talebinin daha iyi yönetilmesi gerekiyor.
Sağlık sektöründeki sorunların yalnızca maliyetlerle değil, aynı zamanda çalışanların dayanıklılığı ve toplumun gelecekteki sağlık hizmetlerine erişimiyle de ilgili olduğu vurgulanıyor.
YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)




