BIST 100
10.974,81 -1,71%
DOLAR
49,9480 0,12%
EURO
55,9592 0,08%
GRAM ALTIN
6.401,51 -0,79%
BITCOIN
77.806,00 -1,26%
FAİZ
39,50 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
81,56 -2,58%
GBP/TRY
67,0624 0,26%
EUR/USD
1,1197 0,15%
BRENT PETROL
112,47 1,13%
ÇEYREK ALTIN
10.466,47 -0,79%
İstanbul Parçalı Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
20 °
  • ANASAYFA
  • Avrupa
  • Belçika’daki uyuşturucu parasının rotasında Türkiye de var

Belçika’daki uyuşturucu parasının rotasında Türkiye de var

belcikadan-turkiye-ye-uyusturucu-agi-yz-2026
Reklam

Belçika'nın başkenti Brüksel'de uyuşturucu ticaretinden elde edilen milyonlarca avroluk geliri aklamak için kurulan suç ağları giderek büyüyor. Sahte şirketler, gerçeği yansıtmayan faturalar ve kayıt dışı para transferleriyle yasa dışı kazançlar yasal ekonomiye sokuluyor. Brüksel polisi, suç gelirlerinin önemli bölümünün Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelere aktarıldığını belirtirken, Avrupa genelinde bu paraların yalnızca yüzde 2'sine el konulabildiğine dikkat çekiyor.

HABER: Mesut Kapar

Profesyonel kara para aklayıcılarının sayısı artıyor

Brüksel Polisi Ekonomik ve Mali Suçlarla Mücadele Birimi (Ecofin) Başkanı Erik De Ryk, BRUZZ'a yaptığı açıklamada, son yıllarda kara para aklama faaliyetlerinde uzmanlaşmış kişilerin sayısında belirgin artış yaşandığını söyledi.

De Ryk'e göre suç örgütleri, yasa dışı kazançlarını aklamak için artık profesyonel aracılardan yararlanıyor. Bu kişiler sahte faturalar ve paravan şirketler üzerinden paranın kaynağını gizleyerek suç gelirlerini yasal kazanç gibi göstermeye çalışıyor. Bu yöntemle uyuşturucu ticaretinden elde edilen nakit, farklı işletmeler ve ticari işlemler aracılığıyla finansal sisteme dahil ediliyor. Böylece suç örgütleri, yasa dışı gelirlerini daha kolay kullanabilir hale geliyor.

Üç yılda 54 milyon avroluk para aklandı

Brüksel polisinin yürüttüğü ve hâlen mahkemede görülen bir soruşturmada, üç yıl içerisinde yaklaşık 54 milyon avronun aklandığı tespit edildi.

Soruşturma dosyasına göre suç örgütü, Fransa, Hollanda ve Almanya'dan Brüksel'e nakit para taşıdı. Para kuryelerinin tek seferde 100 bin avroya kadar nakit getirdiği belirlendi. Taşınan paralar daha sonra temizlik, taşımacılık ve tadilat sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler aracılığıyla ekonomiye sokuldu. De Ryk, özellikle inşaat sektöründeki bazı şirketlerin kayıt dışı işçi çalıştırmak için nakit paraya ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Kara para aklayıcıları, bu işletmelerle suç örgütleri arasında aracılık yaparak iki tarafın da çıkarına hizmet eden bir sistem kuruyor.

Sahte faturalarla desteklenen işlemler sayesinde suç gelirleri ticari kazanç gibi gösterilirken, işletmeler de çalışanlarına kayıt dışı ödeme yapabilecekleri nakde ulaşabiliyor.

Türkiye'ye ve farklı ülkelere para aktarılıyor

Brüksel'deki kara para aklama yöntemleri arasında, bankacılık sistemini kullanmadan para transferine olanak sağlayan ve “hawala” olarak bilinen gayriresmî sistem de bulunuyor.

Bu yöntemde para, farklı ülkelerdeki aracılar arasında karşılıklı olarak aktarılıyor. Böylece fiziksel nakdin sınırlar arasında taşınmasına veya geleneksel banka transferlerine duyulan ihtiyaç azalabiliyor. Polis, bazı küçük marketlerin, berberlerin ve restoranların da bu tür işlemlerde kullanılabildiğini belirtiyor. De Ryk'in açıklamasına göre uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin önemli bir bölümü Türkiye, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri ve Arnavutluk'a gönderiliyor. Ancak yetkililer, söz konusu ülkelere aktarılan paraların toplam miktarını açıklamadı.

Açıklama, Türkiye'nin de Brüksel merkezli kara para aklama soruşturmalarında adı geçen ülkeler arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte, para transferlerinin belirtilen ülkelere yapılması tek başına bu ülkelerdeki kişi veya işletmelerin suç faaliyetlerine karıştığını göstermiyor.

Polis 250 dosyayı sınırlı personelle yürütüyor

Brüksel Ecofin biriminin soruşturduğu dosya sayısı 2022'de yaklaşık 150 iken bugün 250'ye yükseldi. Buna karşılık birimde yalnızca 90 personel görev yapıyor.

De Ryk, etkili bir mücadele için en az 130 personele ihtiyaç duyduklarını söyledi. Personel eksikliği nedeniyle muhbirlerden ve yabancı güvenlik kurumlarından gelen bazı ihbarların gerektiği gibi araştırılamadığı da belirtildi. Polis, kimi durumlarda şüpheli işletmeleri kapatmakla yetinmek zorunda kalıyor. Böylece işletmenin arkasındaki daha geniş suç ağının ortaya çıkarılması mümkün olmayabiliyor.

Yetkililerin değerlendirmesine göre artan soruşturma yükü ve sınırlı personel sayısı, kara para aklamayla mücadeleyi zorlaştıran başlıca sorunlar arasında bulunuyor.

Suç gelirlerinin yüzde 98'i ele geçirilemiyor

Europol tahminlerine göre Avrupa genelinde suç gelirlerinin yalnızca yüzde 2'sine el konulabiliyor. De Ryk, Brüksel'deki tablonun da bu orandan çok farklı olmadığını düşünüyor. Bu durum, suç örgütlerinin elde ettikleri yasa dışı kazançların büyük bölümünü koruyabildiğine işaret ediyor. Buna rağmen bazı önemli operasyonlar da gerçekleştiriliyor. Haziran ayında Fransa'dan Brüksel'e otomobille uyuşturucu parası taşınmasına ilişkin yürütülen bir soruşturmada 8 milyon avroya el konuldu.

De Ryk, kara para aklamanın yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik açıdan da ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Vergi ödemeyen ve kayıt dışı işçi çalıştıran işletmelerin, kurallara uygun faaliyet gösteren şirketler karşısında haksız rekabet avantajı elde ettiğini belirtti.

Polise göre uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin aklanması, hem suç örgütlerinin finansal gücünü korumasına yardımcı oluyor hem de yasal ekonominin işleyişini tehdit ediyor.

YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.