
Dünya gündemi elbette çok hızlı değişiyor ve biz bu gündemi gün be gün takip ediyoruz herkes gibi. Ancak bazen tarihin belli dönemlerinde yüzyıllar sonrasında bile bahsedilecek olaylara şahitlik ederiz. Bu her zaman, herkes tarafından farkedilmeyebilir. Hatta olaylara sebep olanlar bile bunun farkına varamayabilir. Ancak bir bakarsınız ki yıllar sonra duyanların ya da okuyanların hayretler içinde kalacağı bir olayın bizzat içindeymişsiniz.
Göstere göstere ve bile bile birtakım olayların da yaşanması mümkündür elbette. Sebep olan da etkilenen de bilir ve görür sonuçlarını.
Bu girişle baktığımızda şu yaşanan olaylar için hangisidir demek çok ta kolay olmayacak. Sadece bizlerin değil nerdeyse bütün dünyanın kafası karıştı. Sorunları çözen ve dünyaya düzen veren politikacılar ve devlet adamları bile şapşallaşıp kalıverdi.
Kapalı kapılar ardında konuşulan ve bir bakıma diplomasinin kirli çamaşırları denilen bir sürü metin ve belge, uluorta ve herkese açık internet ortamında çarşaf çarşaf yayınlandı... Bu yayını sağlayan site ve kurucusu hakkında birçok spekülasyon yapıldı ama henüz hiçkimse tam olarak neden bahsettiğini bilmiyor.
Bu bilgi yağmurunda ıslanmamak elde değil ve ıslanınca üşütme ihtimalimiz hep var. Bu yüzden hızlı bir şekilde doğru ya da doğruya en yakın bilgilere ulaşmamız gerekiyor. Nereden başlamalı sorusuna bizce en doğru cevap WikiLeaks olacaktır.
Ne demek bu WikiLeaks?
Wiki: ‘what I know is’ İngilizce tamlamasının kısaltılmış hali olup, Türkçesi ‘bildiğim’ demektir. Leaks: sızıntı demek olup, ikisi birleştirildiğinde ‘bildiğim sızıntılar’ anlamı çıkmaktadır.
WikiLeaks, kaynaklarının gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslarararası organizasyondur.
WikiLeaks'ın, Çinli muhaliflerin yanı sıra ABD, Tayvan, Avrupa, Avustralya ve Güney Afrikalı gazeteciler, matematikçiler ve şirket teknologları tarafından kurulan bir organizasyon olduğu belirlenmiştir. Çeşitli gazete ve dergilerin tanımladığına göre Avustralyalı gazeteci ve internet aktivisti Julian Assange organizasyonun yöneticisidir. Wikipedia sitesinin yayıncısı Wikimedia Vakfı ile herhangi bir bağı bulunmamaktadır.
Kuruluşundan sadece bir yıl sonra organizasyonun ve wikileaks.org 'un veritabanında 1.2 milyondan fazla doküman bulunmaktadır. "İpotek Cinayeti" videosu en kayda değer belgelerin başında gelir. WikiLeaks yayınladığı raporlarıyla çok sayıda yeni medya ödülleri kazanmıştır.
WikiLeaks 26 Temmuz 2010'da Amerikan ordusunun 2004-2009 yılları arasında Afganistan Savaşı'nda tutmuş olduğu 92.000 belgeyi The Guardian, The New York Times ve Der Spiegel gazeteleriyle birlikte açıklamıştır. Günlükler bireysel olaylar da dahil dost ateşi ve sivil kayıplar hakkında ayrıntılı bilgiler içermekterdir. Belgeleri sızdıran er Bradley Manning görev yaptığı Kuveyt'deki Camp Arfijan üssünde tutuklanmıştır.
Bu bilgiler ışığında haberlere daha kolay bakabileceğinizi umut ediyorum.
Bir başka önemli husus ise bir önceki yazımda bahsettiğim Hollanda genelinde esen ırkçı rüzgarların nelere malolabileceği yavaş yavaş ortaya çıkmaya devam ediyor. Haberlerimizde gördüğünüz gibi her geçen gün artan saldırı ve hakaretler artık sokaklara taşmaya başladı. Bu ortamda bizim yapabileceğimiz en mühim tavır soğukkanlılığımızı koruyarak adımlarımızı atacağız.
Özellikle gençlerimize sahip çıkacağız ve onların hataya hatayla cevap vermemesi için teskin edeceğiz. Olası olayların büyümemesi ve sorumluların en kısa ve hızlı şekilde kanuni yollardan gereken cevabı almalarını sağlayacağız.
Hollanda hala bir kanun devleti ve hala sokakta gezen masum bir insana saldırmak veya hakaret etmek suç! Başı örtülü diye ya da ten rengi sebebiyle hiç kimse küçük görülemez ve aşağılanamaz.
Her insan, kim olursa olsun sadece insan olduğu için saygıya layıktır ve hiç bir özgürlük bir başkasına hakaret hakkı tanımaz. Özgürlükler bir diğer insanın özgürlük sınırlarına kadardır, orada biter.
İnsan hakları, hediye ya da sadaka değildir ve olamaz, doğuştan her insan yaşama, inanma ve istediği gibi giyinme hakkına sahiptir. Yeryüzünün bütün anne-babaları gibi biz de çocuklarımızı istediğimiz gibi yetiştirme hakkına sahibiz.
Haklarımızı bilmek ve çiğnendiğinde sahip çıkmak hepimizin asla unutmaması gereken bir mecburiyettir. Özellikle bu dönemde diklenmemek ama dik durmak zorundayız. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi herkes anlamalı. Ve herkes ayağını denk almalı!
Geçtiğimiz yıllarda Paris’te yaşanan olayları hatırlatarak daha en baştan tedbir almaya davet ediyoruz tüm sorumluları. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz, çünkü bu ülkede refah içinde ve hep birlikte yaşamaktan yanayız. Muhatablarımızdan da aynı duyarlılığı beklemeye hakkımız elbette vardır.
Bu duygu ve düşüncelerle yeni yılın umutlarla ve güzelliklerle gelmesini diliyorum.





