BIST 100
14.405,25 1,79%
DOLAR
48,4770 0,02%
EURO
56,4043 0,06%
GRAM ALTIN
6.805,54 0,27%
BITCOIN
78.641,00 0,20%
FAİZ
39,67 0,25%
GÜMÜŞ GRAM
102,80 0,29%
GBP/TRY
65,7079 0,06%
EUR/USD
1,1629 0,04%
BRENT PETROL
97,61 -0,11%
ÇEYREK ALTIN
11.127,05 0,27%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
18 °

Sezona çok hızlı başladık

Reklam
stembureau-secim-burosu

Siyaset dünyanın her yerinde her zaman gündemin ilk maddesini oluşturuyor. Çünkü insanların hayat hakkındaki bütün beklenti ve planlarının temelinde bunları gerçekleştirebileceği bir ortamın olması yatıyor. Hiçbir beklenti ve planı olmayanlar için ise zaten önemli herhangi bir konudan bahsetmek mümkün değil, onlar için yaşanılan an ve alınan haz önemli oluyor sadece.

Geçtiğimiz ay yaşadığımız erken seçim sürecinde nihayet iki partili bir koalisyonun yolunu açan bir sonuç ortaya çıktı. Siyasi dengelerin ekonomik krizin deprem etkisiyle sürekli sallandığı bu seçimlerin galibi liberaller oldu. Türk kökenli milletvekili adayları ise gerek partilerinin aldığı oylardaki düşüşler ve gerekse tercihli oy alamamaları sebebiyle ancak 14 adaydan 3 vekili meclise sokabildiler.

Bu durumun en net sebeplerinden birisi de oy verme hakkı olan Türk kökenli seçmenin sandığa gitmemesi oldu. Zaten az bir oranda sandığa giden seçmenin adayların dağıldığı geniş yelpazede oyların da ister istemez bölünmesi bu sonucu ortaya çıkardı. Yani aslında yeni bir durum değil, hepimizin yıllardır bildiği ancak hiç bir çözümü olmayan standart problemler. Oy verme zahmetine katlanmayan seçmenler, seçildikten sonra kendi tabanından uzaklaşan ve bu sebeple tabanın politikaya ve politikacılara dolayısıyla da seçimlere küsmesine sebep olan vekiller... Ve dahası artık yeni nesil seçmenlerin kökenleri sebebiyle oy vermeyi terkediyor olmaları. Bir çırpıda sayılabilecek birçok sebepten sadece birkaçı. Şüphesiz uzmanlarımız ilerleyen günlerde bu konularda değişik platformlarda bunları ve daha fazlasını dile getireceklerdir. Umarız az da olsa her seçimden dersler almış olarak çıkmış olalım.

Bu vesileyle seçilen adaylarımız Keklik Yücel, Tunahan Kuzu ve Saadet Karabulut’a başarılar diliyoruz.

Politikanın yetersiz kaldığı en önemli konu ekonominin yanısıra tüm Avrupa’da belirgin bir şekilde artan ve artık ırkçılığın yanına İslamafobi’nin de eklendiği sosyal bir kangrene dönüşen faşist fikirlerin yaygınlaşmasıdır. Avrupalı, işler kötüye gitmeye başladığında nedense ilk sorun olarak ülkede yaşayan müslümanları görmektedir. Bazı politilacıların bu fikirleri alenen savunması ve desteklemesi ise tabanlarında şiddete kadar varan radikalleşmelere sebep olmaktadır.

Bütün bunlar yanyana geldiğinde özellikle yetişmiş yabancı nüfusun kendine Hollanda dışında bir hayat kurmak için araştırmalara başlaması da kaçınılmaz oluyor. Hollanda ciddi bir beyin göçüyle karşı karşıya ve son verilerde bu alanda eleman açığının hızla arttığı da ortaya çıkmaktadır. Buna rağmen siyasi krizlerle vakit kaybeden politikacılar durumun vehametini ya hiç ya da geç farketmektedirler. Halbuki bu yeni neslin onlardan beklediği sadece adalet ve eşit şartlarda yarıştır.

Üzülerek sıkça duyduğumuz bir gerçeği de dile getirmek durumundayız. Birçok işyerinde artık ucuz işgücü olarak ortaya çıkan ve ülke ekonomisine geri dönüşü olmayan Doğu Avrupalı işçilerin bazan da kaçak olarak istihdam edilmeleri zaten adaletsiz olan iş pazarını yabancı kökenliler için daha da çekilmez hale getiriyor.

45 yaş yasasından dolayı birçok insanımızın o yaşa gelmeyi iple çekiyor olmaları ve yaşı gelenlerin gerekli şartlara haiz olmak için işlerinden ayrıldıkları da bir vakıa olarak duyuluyor. Geri dönüşün cazibesini artıran en önemli sebeplerden biri de Türkiye’nin ekonomik olarak daha sağlam bir duruş sergilemesidir. Buna rağmen aslında birçok kişi kurduğu düzeni bozmak istemiyorsa da mecburiyetlere karşı fazla seçeneği olmayanlar için geri dönmek bir tür çıkış yolu olabiliyor.

Şimdi yeni bir parlamento ve değişik bir meclis aritmetiği ile geçmiş hükümetten daha sağlıklı bir oluşumun ortaya çıkması yeni bir umudu canlandırıyor. Özellikle aşırı sağın dışardan destekleme şartları olarak öne sürdüğü konuların yanısıra olmadık konularda süreçleri tıkamaları geçmiş dönemin en verimsiz yıllar olarak kriz içindeki ülkeye faydadan çok zarar getirmesine sebep olmuştu. Yeni bir heyecan ve yüksek beklentilerle yeni kurulacak hükümeti bekliyoruz. Umarız yeni hükümet hem ekonomik hem de sosyal politikalarında beklentilere cevap verebilir ve ülke düze çıkar. Aynı geminin yolcuları olarak bunu biz de çok arzuluyoruz.

Önümüzdeki günlerde kutlayacağımız Kurban Bayramı’nızı şimdiden tebrik eder, huzur ve mutluluklar dilerim.

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.