BIST 100
14.405,25 1,79%
DOLAR
48,4770 0,02%
EURO
56,4043 0,06%
GRAM ALTIN
6.805,54 0,27%
BITCOIN
78.641,00 0,20%
FAİZ
39,67 0,25%
GÜMÜŞ GRAM
102,80 0,29%
GBP/TRY
65,7079 0,06%
EUR/USD
1,1629 0,04%
BRENT PETROL
97,61 -0,11%
ÇEYREK ALTIN
11.127,05 0,27%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
18 °

Gerçekler acıdır… Karanlığa küfredeceğine!

Reklam
Gerçekler acıdır… Karanlığa küfredeceğine!

Uzun ve soğuk bir kışın ardından artık baharın gelmeye çalıştığı günlere ulaştık. Umarım sizlerde güneşin gülümsediği bir bahar gününde olursunuz. Herhalde bu yumuşak havalardan olsa gerek gündem de yumuşamaya başladı gibi.

ÖNCE EKONOMİ

Ekonomide IMF tahminleri gelecek yıl için evet pek parlak değil, beklenen küçülme oranı idare eder. Bu sadece Hollanda için değil elbette, tüm euro kullanan ülkeler için benzer tahminler yapılıyor. Genel hava olumsuz fakat olumlu! Yani geçtiğimiz yıllardaki krizlerden sonra bu küçülmeler olağan karşılanıyor. Kötünün iyisi olarak da ifade edilebilir.

SONRA GÜNDEM

"Hollanda’nın havası gibi bir gündemle karşınızdayız" desek hiçte abes kaçmaz herhalde?

YUNUS VAKASI

Öncelikle Jeugd Zorg merkezinde kopan fırtınadan bahsetmeden geçmemizin mümkün olmadığını söylemeliyim... Aylardır konunun Türkiye gündemine kadar taşınmasına rağmen bu konuda en ufak bir adım atılmamış olması, gösterilerin bile dikkate alınarak hiç değilse insanları sakinleştirecek birtakım açıklamaların yapılmaması, bu kurumun tabiri caizse ne kadar kör ve sağır bir vicdanı temsil ettiğini bizlere yeteri kadar gösteriyor zaten.

Elbette Türkiye, Hollanda’nın içişlerine karışacak değildir. Ancak bu konu bir iç işi midir sorusunun cevabı çok net değildir. Zira hepimizin bildiği gibi Avrupa’da birçok kuruluş diğer ülkelerdeki olaylar hakkında raporlar ve fikirler beyan etmekte hiçbir sakınca görmezler. Hatta bu eleştirileri o ülke liderleri çekinmeden deklare ederler.

Yani bir ülkede, bu ülke Hollanda da olsa; eğer bir insan hakları ihlali ihtimali varsa bunu irdelemek ve hakkında konuşmak bu ülkenin içişlerine karışmak anlamına asla gelmez. Hele de bu ülkede mağdur durumda olanlar aynı zamanda bir diğer ülkenin de vatandaşları yahut köken olarak o ülkeden gelmişlerse bunların haklarının ihlal edilip edilmediği ile ilgilenmek bir sorumluluk hatta görev olur.

Bu anlamda uluslararası insan hakları takip kuruluşları da aynı işlevi yerine getirmektedirler.

Dolayısıyla Türkiye’nin Hollanda’da yaşayan çocukların durumlarında bir insan hakları ihlali yahut kasıt olup olmadığını incelemesi ve hakkında konuşmasından daha doğal birşey olamaz.

Bu çocukların Türkiye’ye götürülmeleri ve orada koruyucu ailelere teslim edilmeleri fikri pratikte uygulanması pek mümkün gözükmeyen bir fikirdir. Zaten de konu gündemden düşmüş durumdadır.

KARANLIĞA KÜFREDECEĞİNE !

Asıl çözüm ise Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımızın koruyucu aile olmalarından geçiyor. Şikayet etmek yerine bir adım atmak daha mantıklı ve sonuç bakımından da güzel olacaktır. ‘Karanlığa küfretmek yerine bir mum yakmak’ bizim atasözümüzdür.

ACI GERÇEK

Tabiidir ki, yıllardır her sivil toplum kuruluşunun yahut caminin sürekli hakkında envai çeşit programlar düzenlediği ailelerin çocuk yetiştirme hususunda nelere dikkat etmeleri başta olmak üzere; okul ve eğitim alanlarında neler yapılması gerektiğini söylemekten uzmanlarımızın dillerinde tüy bitti. Ancak ne hikmetse bir türlü alışkanlıklarımızdan vazgeçip çocuklarımızla gerçekten toplum olarak ilgilenemedik.

Çocuk yetiştirmenin besleyip büyütmekten ibaret olmadığını nerdeyse her birimiz bin kere duyduk ama yetmedi. Fakat şimdi artık Jeugd Zorg faaliyetleri ile daha bir diken üstündeyiz. Zaten sahip çıkmakla yükümlü olduğumuz çocuklarımıza bu defa onların korkusuyla daha bir dikkat eder hale gelmemiz her ne kadar acı bir durum da olsa, şüphesiz iyidir.

Dileğim bu sebeple de olsa çocuklarımızın sıcak aile ortamlarına kavuşmaları ve asla bu ortamdan koparılmamalarıdır.

BU FOTOĞRAFA DİKKAT

Bu sayımızda emeklilik ve gayri menkullerle ilgili haberlerimizi gözden kaçırmamanızı tavsiye ederken, bu arada gözü, kulağı hatta akıl ve gönlünün bir ucu Türkiye’de olan bizler için ilginç bir kapak dosyasıyla karşınızda olduğumuzu hatırlatmak isterim. Umud kaynağımız ve anavatanımız Türkiye ile ilgili olumlu gelişmelere her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Bunların tamamının ortak bir fotoğrafını çekerek bir kurgu-haber hazırladık. Umarım ilginizi çekecektir.

Son olarak 30 nisan tarihinde resmen göreve başlayacak olan Kral Willem Alexander’ı tebrik ediyor, ülke ve toplumumuz için güzel şeyler yapmasını diliyorum.

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.