BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1812 -0,01%
EURO
53,2051 0,32%
GRAM ALTIN
6.703,28 -0,19%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
109,52 2,16%
BITCOIN
78.798,00 0,45%
GBP/TRY
61,4110 -0,19%
EUR/USD
1,1721 -0,09%
BRENT
108,17 -2,02%
ÇEYREK ALTIN
10.959,86 -0,19%

Gurbetçinin bavulu bu yaz ne taşıyacak, umut mu, tepki mi?

ucakla-seyahat-bavul-valiz-3
Reklam

Türkiye’de çarşının nabzı son dönemde biraz zayıf atıyor. Vitrinler dolu, raflar düzenli ama içeri giren müşteri sayısı eskisi kadar değil. Ekonomideki yavaşlama, yüksek enflasyon ve giderek artan işletme giderleri, esnafın omzuna her geçen gün biraz daha yük bindiriyor. Bayramdan umutluydu çoğu kişi; hareket olur, kasalar biraz nefes alır diye bekleniyordu. Ancak basına yansıyan haberlere göre beklenen canlılık gelmeyince hayal kırıklığı da kaçınılmaz oldu.

Çarşıda sessizlik, beklentide gerilim

Özellikle küçük perakendeciler için tablo daha sert. Giyimden ayakkabıya kadar birçok alanda satışlar düşerken maliyetler hız kesmeden artıyor. Kiralar, faturalar, ürün tedariki… Hepsi yukarı yönlü. Buna karşılık vatandaşın cebindeki para aynı hızda büyümüyor. Hatta çoğu zaman küçülüyor. Hal böyle olunca esnaf da fiyat kırarak müşteri çekmeye çalışıyor ama bu da sürdürülebilir bir çözüm değil.

Yaz umudu: Gurbetçi ve turizm etkisi

Tam da bu noktada gözler her yıl olduğu gibi yaz aylarına çevriliyor. Yurt dışında yaşayan milyonlarca vatandaşın Türkiye’ye gelişi, yıllardır piyasaya ciddi bir hareket kazandırıyor. Sadece turistik bölgelerde değil, Anadolu’nun birçok şehrinde de bu etki hissediliyor. Bir nevi sezonluk can suyu… Esnaf için belki de yılın en kritik dönemi.

Ancak bu yazın havası biraz farklı. Gurbetçilerin de dilinde aynı cümle var: “Fiyatlar çok yükselmiş.” Döviz avantajı hâlâ bir ölçüde geçerli olsa da, artan fiyatlar alışveriş iştahını sınırlayabilir. Yani beklenen hareketlilik gerçekleşse bile, geçmiş yıllardaki kadar güçlü bir katkı görmek zor olabilir.

İşin bir de turizm boyutu var. Sahil şehirlerinde yabancı turistlerle gurbetçilerin harcamaları birleştiğinde ortaya ciddi bir ekonomik ivme çıkabiliyor. Ama turizmde beklenen yoğunluk yakalanamazsa, bu zincirin halkalarından biri eksik kalır ve etkisi de zayıflar.

Öte yandan esnafın dayanma gücü de sınırsız değil. Birçok işletme ayakta kalabilmek için krediye sarılmış durumda. Borç yükü giderek büyürken, yaz aylarında beklenen gelir elde edilemezse sonbaharda daha fazla kepenk kapanması kimseyi şaşırtmaz.

Gurbetçinin kırgınlığı: Görünmeyen gerilim

Ancak meselenin bir başka boyutu daha var ki, çoğu zaman göz ardı ediliyor. Gurbetçiler yalnızca ekonomik bir “kaynak” olarak görülmekten giderek rahatsız. Son yıllarda hem günlük hayatta hem de medya dilinde kendilerine yönelik ayrımcı ve dışlayıcı bir yaklaşımın arttığını düşünenlerin sayısı az değil. “Fiyatlar size göre ucuz” söylemiyle karşılaşmak, bazı hizmetlerde farklı muamele gördüklerini hissetmek ya da kamuoyunda stereotipleştirilen bir profil üzerinden değerlendirilmek, bu kesimde ciddi bir kırgınlık yaratıyor.

Birçok gurbetçi için memlekete gelmek artık sadece tatil ya da alışveriş değil; aynı zamanda bir aidiyet sınavına dönüşmüş durumda. Harcama yapmaları beklenirken, aynı zamanda eleştirilmek ya da ötekileştirilmek, bu çelişkiyi daha da görünür kılıyor. Bu nedenle bazıları daha kısa süreli ziyaretleri tercih etmeye, bazıları ise harcamalarını kısmaya başlamış durumda.

Dolayısıyla bu yaz sadece ekonomik dengeler açısından değil, toplumsal algılar açısından da belirleyici olabilir. Gurbetçilerin nasıl karşılanacağı, kendilerini nasıl hissedecekleri ve buna bağlı olarak nasıl bir tüketim davranışı sergileyecekleri, çarşının kaderini doğrudan etkileyebilir. Bir anlamda mesele sadece fiyat değil, yaklaşım meselesi.

Kısacası önümüzdeki birkaç ay, sadece bir sezon değil, çok katmanlı bir sınav niteliğinde. Eğer çarşıya beklenen hareket gelirse, piyasada bir nebze de olsa rahatlama görülebilir. Aksi halde küçük işletmeler için daha zorlu bir dönemin kapısı aralanacak. Ve bu sürecin nasıl şekilleneceğini, hem ekonomik şartlar hem de gurbetçilerin bu tabloya vereceği yanıt belirleyecek. Zaman, bu karşılıklı beklenti ve kırılgan dengenin nasıl sonuçlanacağını gösterecek.

Muhabbet ve selamlarımla,

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.