
Amsterdam’dan Curaçao’ya gitmek üzere havalanan KLM uçağı, Atlantik Okyanusu üzerinde kabindeki bir powerbank’in alev alması üzerine Schiphol Havalimanı’na geri döndü. Boeing 777 tipi uçakta çıkan yangına kabin ekibi müdahale ederek alevleri söndürdü. Ancak güvenlik nedeniyle uçuşun devam ettirilmemesine karar verildi.
HABER: A. Hamit Sürmeneli
NOS’un haberine göre uçak, 17 Eylül Perşembe günü öğleden sonra Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan Curaçao’ya hareket etti. Atlantik üzerinde uçuşunu sürdüren uçakta yolculardan birine ait powerbank’in alev alması üzerine kabin ekibi harekete geçti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken uçuş ekibi güvenlik değerlendirmesi yaptı. Mürettebatın müdahalesinin ardından yangın tamamen söndürüldü ancak uçağın Curaçao’ya devam etmek yerine Amsterdam’a dönmesine karar verildi. Böylece olası bir batarya kaynaklı riskin daha fazla büyümesinin önüne geçilmesi amaçlandı.
Yolcular yeniden yönlendirilecek
KLM, olay nedeniyle Curaçao’ya ulaşamayan yolcuların farklı uçuşlara aktarılacağını açıkladı. Ancak tüm yolcuların 18 Eylül’de gerçekleştirilmesi planlanan bir sonraki Curaçao seferinde yer bulup bulamayacağının o aşamada kesinleşmediği belirtildi. Uçuşun Atlantik üzerinde geri dönmesi, uçaklarda taşınan lityum iyon bataryalı cihazların oluşturabileceği riskleri yeniden gündeme getirdi. Özellikle powerbank ve benzeri taşınabilir bataryaların kabin içerisinde nasıl taşınması gerektiği konusunda havayollarının kuralları bulunuyor.
Powerbank bagaj bölmesine konulamıyor
KLM, yolcuların uçuş sırasında en fazla iki powerbank taşımasına izin veriyor. Şirketin belirlediği kurallar kapsamında bu cihazlar belirli kapasite sınırlarına da tabi. Powerbank’lerin uçuş sırasında kullanılmasına izin verilmezken, koltukların üzerindeki kapalı bagaj bölmelerine konulması da yasak. Yolculardan cihazları kabin içinde, kolay ulaşabilecekleri bir yerde bulundurmaları isteniyor. Bu kuralın temel amacı, powerbank’in aşırı ısınması, duman çıkarması veya alev alması gibi bir durumda kabin ekibinin sorunu hızlı biçimde fark ederek müdahale edebilmesini sağlamak. Cihazın kapalı bir bagaj bölmesinde bulunması ise olası bir arızanın geç fark edilmesine yol açabileceği için risk oluşturabiliyor.
Benzer olay daha önce yaşandı
KLM uçuşlarında powerbank kaynaklı benzer bir olayın daha önce de yaşandığı bildirildi. Yaklaşık bir yıl önce Brezilya’nın São Paulo kentinden Amsterdam’a uçan KLM uçağında bir yolcunun sırt çantasında bulunan powerbank aşırı ısınarak duman çıkarmıştı. Olay, uçağın Amsterdam’a ulaşmasına yaklaşık dört saat kala meydana gelmişti. Kabin ekibi cihazı güvenli şekilde kontrol altına alarak olası bir yangının büyümesini engellemişti.
Lityum bataryalar yakından izleniyor
Powerbank’lerde kullanılan lityum iyon bataryalar, hasar görmeleri veya aşırı ısınmaları durumunda yangın ve yoğun duman riski oluşturabiliyor. Bu nedenle havayolları, yedek bataryaların ve powerbank’lerin uçak içerisinde taşınmasına yönelik özel kurallar uyguluyor. Bu tür cihazların kabin içerisinde ve erişilebilir bir noktada tutulması, olası bir arızanın erken fark edilmesi açısından önem taşıyor. KLM’nin uyguladığı kurallar da bu güvenlik yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor.
Uçuş güvenliği yeniden gündemde
KLM uçağının Atlantik üzerinden Schiphol’e dönmesi, küçük boyutlu bir elektronik cihazın uçuş güvenliği açısından nasıl ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösterdi. Mürettebatın yangına hızlı müdahale etmesiyle olay kontrol altına alınırken, uçuşun devam ettirilmemesi yönündeki karar güvenlik önceliğini ortaya koydu. Olayın ardından yolcuların başka seferlere aktarılması planlanırken, powerbank’lerin uçaklarda taşınmasına ilişkin kurallar da yeniden gündeme geldi. Havayolları, özellikle lityum bataryalı cihazların kabin içerisinde erişilebilir şekilde bulundurulmasını bu tür risklere karşı önemli bir önlem olarak değerlendiriyor.
YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)




